Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesi'nin (OETK), İstanbul Swissotel'de düzenlediği basın toplantısıyla otomotiv sektöründeki sorunları ve çözüm yollarını masaya yatırdı. Toplantıda konuşan Uludağ Taşıt Araçları ve Yan Sanayi İhracatçıları Birliği (UTAYSİB) Başkanı Ferit Sünneli, otomotivin 2008 yılında gerçekleştirdiği 25 milyar dolara yakın ihracatıyla yine lokomotif sektör olduğunu kanıtladığını, 5.5 milyar dolar fazlayla Türkiye'nin cari açığını aşağıya çektiğini, '1000 ihracatçı şirket' arasına 112 şirket sokmayı başardığını vurguladı.
UTAYSİB Başkanı Ferit Sünneli, 2008 yılında Türkiye'nin gerçekleştirdiği 127,4 milyar dolarlık ihracatının yüzde 19,4'ü otomotiv endüstrisine ait olduğunu ifade ederek, '2007 yılında ihracatını bir önceki yıla göre yüzde 35,4 artıran otomotiv endüstrisi, 2008 artışı yüzde 16,3 olmuştur. Otomotiv endüstrimiz 2007 yılında 3,5 milyar dolar, 2008 yılında ise 5,5 milyar dolar dış ticaret fazlası vermiştir. Türkiye otomotiv endüstrisinin üretimi, ihracat ve yerli kullanım ile artıyor. İthalatı ise hızla geriliyor' dedi
Konuşmasında, 2005 yılında Türkiye ticari araç ihracatının üretime oranı yüzde 55 iken, 2008 yılında bu rakamın yüzde 73 ulaştığını belirten Sünneli, 'Geçen yıl miktar bazında ana sanayi ihracatımızın en büyük kalemini 525 bin adet ile binek otomobiller oluştururken, bunu 366 bin adet ile kamyonetler izledi. Diğer yandan, 2008 yılında otomotiv ana sanayi ihracatı 17,4 milyar dolar, yan sanayi ihracatımız ise 7,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2008 Ocak ayından itibaren ihracatını hızla artıran sektör, krizin etkisiyle özellikle 2009 yılının Ocak ayında en düşük seviyesini görmüştür' diye konuştu.
Sünneli, özelikle 2008 yılının ikinci yarısından itibaren hissedilen krize rağmen, İlk 1000 ihracatçı firma içerisinde otomotiv endüstrisi temsilcilerinin ihracatlarını yüzde 16,5 artırdığını vurgulayarak, '2008 yılında Türkiye'nin ilk 10 üretici-ihracatçı firma arasında 5 otomotiv endüstrisi temsilcisi yer aldı. 1000 firmanın toplam ihracatının yüzde 14,4'ünü bu 5 firma oluşturuyor. 2008'de 218 bin araç ihraç ederek 3,7 milyar dolar ihracat geliri sağlayan Ford Otosan birinci, 252 bin araç ihraç ederek 3,2 milyar dolar ihracat geliri sağlayan Oyak Renault ikinci olmuştur' şeklinde konuştu.
Ferit Sünneli, 2009 yılının Ocak ayında 1 milyar dolar olan Taşıt araçları ve Yan sanayi ihracatının, Haziran ayında 1,55 milyar dolar seviyesine yükseldiğine işaret ederek, 'Ancak, 2009 yılının ilk 6 ayında Taşıt araçları ve Yan Sanayi ihracatımız 2008'in aynı dönemine göre toplam yüzde 48,9 azalmıştır' dedi.
SÜNNELİ; 'HURDA İNDİRİMİ VE NAVLUN DESTEĞİ BEKLİYORUZ'
Sektörün yaşanan bu global krizden derinden etkilendiğini, alınan tedbirlerde ise çok geç kalındığını kaydeden UTAYSİB Başkanı Ferit Sünneli, 'Otomotiv endüstrisi üretiminin yüzde 85'ini ihraç eden bir sektör. Yaşanan krizin etkisiyle ve özellikle Avrupa'nın daralmasıyla krizi en ağır hisseden sektör olmuştur. Bizler, Ekim 2008 den bu yana yaşanan sıkıntıları her platformda dile getirdik. ÖTV indirimi dışında maalesef somut bir destek alamadık. Bizim için en olumlu sayılacak destek hurda indirimi yasasının biran önce çıkmasıdır. Türkiye'de 13.8 milyon araç var. Bunun 4 milyonu 20 yaşın üzerinde. Araçların yüzde 10'u bile değişse, bu bizim sektörümüzü önemli ölçüde hareketlendirecektir. Ayrıca bu indirimin çevresel, can ve mal emniyeti açısından da büyük yararları olacaktır. Diğer yandan ticari araçların da yatırım malı olarak kabul edilmesi ve KDV indirimi sağlanması sektöre bir hareketlilik katacaktır' diye konuştu.
SÜNNELİ; 'İKİNCİ DEVREYE ÇOK GÜÇLÜ HAZIRLANIYIORUZ'
Otomotiv yan sanayi açısından da deniz aşırı ülkelere yapılan ihracatlarda navlun maliyeti yüzünden büyük sıkıntılar yaşandığına dikkati çeken Sünneli, 'Yan sanayiye sağlanacak 40-50 milyon dolarlık bir navlun desteği ile biz otomotiv endüstrisi olarak 1 milyar dolarlık ihracat yapabiliriz. Bunun da acilen dikkate alınmasını istiyoruz. Biz bu zorlu sınavı da başarıyla atlatacağız. Tabi ki kriz bizi örseledi ama yılmak yok yıkılmayacağız. Şimdi bir devre arasındayız. Yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Kriz sonrasında daha güçlü ve canlı olarak büyük maça hazırlanmaya çalışıyoruz' şeklinde konuştu.
KABATEPE ; 'SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜ İÇİN KALICI TEDBİRLER BEKLİYORUZ'
OETK Başkanı Cengiz Kabatepe de, global krizin etkisiyle ilk 6 ayda ihracatta yüzde 48.9 azalma, istihdamda yüzde 15 kayıp olmasına rağmen otomotiv sanayinin daha önce olduğu gibi bu zorlu sınavı da başarıyla atlatacağını söyledi. Hükümetin çıkardığı ÖTV paketlerinin iç pazarı hareketlendirdiğini, tüm sektöre moral getirdiğini belirten Kabatepe, 'Ancak bu tür önlemlerin üretim üzerine etkileri kısa vadeli ve sınırlı oluyor. Endüstrinin rekabet gücünün sürdürülebilir olması için kalıcı üretimi ve istihdamı canlandıracak teşvik paketlerinin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyoruz. Uzun vadeli stratejik bir plan çerçevesinde verilecek benzer desteklerin ülkemizi bir cazibe ve üretim merkezine dönüştürerek ekonomik kalkınmamıza ve refahımızın artışına çok büyük katkıları olacağına inanıyoruz' dedi.
KABATEPE ; LOJİSTİK BİR ÜS, BİR TASARIM CENNETİ OLABİLİRİZ'
'Coğrafi konumumuzun yarattığı lojistik fırsatları değerlendirirsek olağanüstü rekabetçi bir konuma geçeriz' diyen Cengiz Kabatepe, Başbakan'ın açıklamış olduğu teşvik yasasının lojistik meselesinin öneminin anlaşılmış olduğunu gösterdiğini ifade ederek. 'Lojistik altyapımızın gerekli altyapı yatırımları ile güçlendirilmesi, karadan taşımacılıkla denizden taşımacılığın üretim bölgelerini esas alacak şekilde koordine edilmesi halinde yakalayacağımız avantaj, Türkiye'yi otomotiv endüstrimiz açısından bölgesinin hab'ı haline getirecektir. Yeni yasa bizi lojistik bir üs halime getirmede çok önemli bir gelişmedir' diye konuştu
OETK Başkanı Kabatepe, Türkiye'nin bir tasarım cenneti haline getirecek teşviklere de ihtiyacı olduğunu kaydederek, 'Hep beraber İstanbul'u bir dünya kenti haline getirmeye çalışıyoruz. Bazen finans, bazen kongre ve fuarlar kenti bazen de kültür ve turizm merkezi haline getirmek önerilir İstanbul için. Bizim de gerçekçi, uygulanabilir bir önerimiz var. Gelin İstanbul'u ve diğer birçok kentimizi dünya ölçeğinde bir tasarım cenneti haline gelebilecek teşviklerle donatalım. Otomotiv, moda, ilaç ve sağlık gereçleri ve elektronik eşya endüstrileri için dünya Tasarım ve Ar-Ge endüstrisinin yeni üssü Türkiye olsun. Biz inanıyoruz ki, tasarım ve Ar-Ge Türkiye'ye yalnızca para değil aynı zamanda çok güçlü bir kültürel iklim getirir. Türkiye bunu başaracak kapasitedir
lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan fotoğraf ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji projesidir.