Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap
 
  Ana sayfa
  HEDİYE KAZAN!
  360 Derece Bursa
  Bursa Haberleri
  Gündemdeki Haberler
  Spor Haberleri
  Sinema
  Kültür - Sanat
  Müzik - Eğlence
  Medya - Magazin
  Yaşam
  Dünya
  Siyaset
  İş Dünyası
  Sağlık - Kadın
  Teknoloji
  Eğitim
  Günün Özeti
  Haber Arşivi
  Bizden Haberler
  İSTATİSTİK
  Otel Bursa
  Mekan Bursa
  Fotoğraf Galerisi
  Rehber Bursa
  Bursa Hakkında
  Bursa Tarihi
  Bursa Haritası
  Bursa'da Ulaşım
  Anket Arşivi



03 05 14 16 37 40  
(13 MART 2010)
03 07 16 22 29 + 07  
(17 MART 2010)
01 04 09 11 13 15  
16 21 27 30 34 36  
41 44 48 54 61 70  
73 74 75 80  
(15 MART 2010)
11 31 32 35 43 44  
(18 MART 2010)

 :: Kültür-Sanat Haberleri..
 
 
Hoşça vakit geçireceğiz
08.02.2010 19:30

 
 
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın 4'üncü konuk şefi olan Cem Yılmaz, Salı günü tüm hünerlerini gösterecek.

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'ndaki konserde snop bir seyirci istemediğini belirten Yılmaz, şefliği en çok görkemli bir eğlence vadettiği için kabul etmiş. Vatan gazetesinden Banu Duran'a konuşan Yılmaz, orkestrayı yönetirken yanlış bir el hareketi yapsa bile, bestekârlar arayamayacağı için müsterih olduğunu belirtti...

Duran'ın Vatan gazetesinde yer alan haberi şöyle:

Klasik müzik dinler misiniz? Çiçeği burnunda şef Cem Yılmaz

Doğruyu söylemek gerekirse, öyle yoğun bir klasik müzik dinleyicisi değilim. Kim kimdiri tarihleriyle biraz biliyorum ama çok popüler olanların dışında, şu bestecinin karakteri şudur, şu bestecinin karakteri budur diye tanıma kabiliyetim yok. Ama birinin adı anıldığı zaman, konseri varmış İstanbul'a geliyormuş dendiği zaman hayatta olup olmadığını anlayabiliyorum (gülüşmeler).

En çok hangi besteciyi seviyorsunuz diye sorsam mı acaba...

Milos Forman'ın filminin etkisiyle Mozart. Müzikal bir dinleyici olmaktan ziyade o filmden Mozart'ın hayatıyla ilgili öğrendiklerimin etkisi var. Kendisinin 25'inci senfonisinin bu programda olmasını da ben istedim. Çok coşkulu ve duygusal bir eser. İçinde bana yakın duygular var.

Hiç klasik müzik konserine gittiniz mi?

Yok, hiç gitmedim.


E o halde sizden önceki konuk şefleri de izlemediniz...

TV haberlerinden takip ettim. Bunu samimi söylüyorum ki, Bülent Eczacıbaşı ve Rahmi Koç'un orkestrayı yönetme hadiselerine özellikle dikkat ettim ve çok özendim. Bu ne kadar güzel bir fikir diye düşündüm. Ben de şeflik yapmak çok istedim ama bunu bir yerde dillendirmedim. İşin eğlence boyutundan ziyade o mesleğin dışında birisinin bunu yapmaktan zevk alıp almadığıyla ilgilendim. Dışarıdan biri olarak bir orkestrayla karşı karşıya kalmak zevkli, heyecanlı olur diye düşünmüştüm açıkçası...


İş başa gelince nasılmış, heyecanlı mıymış gerçekten?

Kesinlikle, çok pozitif hislerim. Aslında ben çok da ilgisiz değilim konuya. İlk sorunun cevabı olarak, klasik müzik dinlemem diyorum ama neticede bir enstrüman çalan insanın duygusunu anlayabiliyorum. Uyum meselesiyle ilgileniyorum. O nedenle o kısmın bana daha heyecan vereceğini düşünüyordum, öyle de oldu. Yeni kişilerle ve enstrümanlarla tanıştım.

Karışık müzik dinleyicisiyim

Peki siz hangi tür müzik dinliyorsunuz?

Tırnak içinde karışık diye tabir edilen bir müzik dinleyicisiyim. Rock müzik ya da elektronik müzik dinleyicisiyim diyemem. Bu konularda özel bir zevkim olduğunu söyleyemem doğrusu.

Sizden beklenti çok yüksek değil mi bu konserde?

Aslında benim bir komedyen olarak bu meseleye dahil olmamla ilgili genel fikir şu; Acaba ne fırlamalıklar yapacak gene? Ama benim şahsen ilgilendiğim konu, bu işi hiç yapmamış bir adamın çalışıp, uyum sağlamasıyla ilgili bir şey sahnelemiş olmak. Orkestrayı yönetmek denilen meselenin, o performans sırasında sopayı sallamak olmadığını da göstermiş olacağız insanlara. Benim orada bulunduğum an, zevkini çıkarma anı, işin kendisi değil. Onu vurgulamak lazım.

Hayalimdi, hemen kabul ettim

Size Konuk şef olur musun? teklifi geldiğinde, Neden ben dediniz mi?

Yoo... Hayalini kurmuştum bunun, hemen kabul ettim. Tahmin ediyorum ki, eğlenceli olması için beni seçmişlerdir. Çok sevindim, çünkü gerçekten bunu hayal ediyordum. Çevremde çeşitli meslekteki arkadaşlarıma sohbet arasında, Siz orkestra yönetmek ister miydiniz? diye sordum, bir kişi de Hayır demedi. İşi küçültmek istemiyorum ama size çok görkemli bir eğlence vadediyor bu iş. O kısmı beni birinci olarak ilgilendiren şey. Diğer kısmı, vakfın çalışması. O da işin güzel ve bizim dışımızda da varlığını sürdüren kısmı zaten.

Gürer A: Cem'in yetenekli olduğunu tahmin ediyorduk, gerçekten de öyleymiş. İyi ki şef olmamış benim ekmeğimle oynardı.

En havalı şef siz misiniz? Malum sizden önceki şefler üzerine para verip orkestrayı yönetti ama sizi seyretmek için biz üzerine para veriyoruz.


O espri bana yakıştı, yani bir espri olarak o iş öyle. Onlar da eğer bu işi yapmak istemese öyle bir mesai ayırmazlardı... Bende iş, seyirlik bir şey de olacak. Benim orkestrayı yönetmemden ziyade yönetememem de bir mesele. Bizim çok da snop bir seyircinin karşısına çıkacağımızı düşünmüyorum. Öyle bile olsa onu kolaylıkla kırabilirim. İşin ciddi bölümüne zaten yılda belki 250 gün ayırıyor arkadaşlarım, e bir günü de şöyle neşeli geçirsinler canım. Çünkü iş çok ciddi. Ama snobe etmenin manası yok, özellikle de o geceyi. Şeften daha şef bir seyirciye hitap etmeyeceğimiz kesin. Biraz hoşça vakit geçirmek isteyenler gelsin. Benim orkestrayı yönetiyor gibi görünmem, herkes orkestrayı yönetemez anlamına da gelecektir ki, bu iyi bir şey.

Yönetmiyor ama yönetiyor gibi mi yapıyorsunuz, anlamadım?

Tam olarak öyle değil. Yönettikten sonra da söyleyebilirim ki, ben orkestrayı yönetemem ama görünmek meselesinde bir hile yok. Yönetiyor görünüyor ama aslında... falan da değil... Mesleğin kendisini diyorum yani, bir günde o mesleğin bütününü taklit edemezsiniz, o gerçekliğe vurgu yapmak istiyorum.

Gürer A: Amerika'da bir ankette insanlara, Ne olmak istersiniz? diye soruyorlar. İnsanların yüzde 60'ı orkestra şefi olmak istediğini söylüyor. Demek ki insanlarda bir orkestrayı yönetme isteği var. Türkiye'de de sorulsa, belli bir kültür düzeyinin üzerindeki insanlar da eminim isteyecektir. Herhalde Cem de isterdi.

Cem: Elbette hocam. İnsanın müzik dinlerken kulağıyla yaptığı şey de o.

15 yıldır bir şey öğrenmemiştim

Sonuçta profesyonel bir orkestrayı yöneteceksiniz. Siz yanlış bir el hareketi yapsanız bile onlar doğruyu çalar mı?

Bir iki kişi yanlışımı çaktırmayıp, yardımcı olmaya çalışır eminim. Yani 75 kişiysek eğer, beni seven 4 kişi Yanlış çaldı ama hadi biz düzeltelim dese, geri kalanı ne olacak? 75 kişi bu yani, hepsine güvenemeyiz (gülüşmeler). En azından şeyden müsterihim, bestekârlar arayamaz. Ayıp oluyor ya, öyle mi yazmıştık diyemezler (gülüşmeler).


Kaç saatlik ya da günlük bir çalışmayla 9 Şubat'ta sahneye çıkmış olacaksınız?

Ben uzun zamandır öğrenmeye açtım. Karikatürden beri yani 15 yıldan beri sıfırdan bir şey öğrenmemiştim. Onun için çok mutluyum. Bu olay beni rahatlattı çok, uzun zamandır kapalı olan bir kapı açılmış oldu.


Sosyal sorumluluk projelerinde sınırınız ne, mesela bir hayır işi için soyunun ya da bu orkestrayı çıplak yönetin denseydi?

Sosyal projelerde devamlı varım zaten. Uygunluğu, amacı elbette önemli. Ama her türlü sosyal yardım projesinde olmam tabii niye olayım? Mesela, Birinin yurt dışında eğitim alması için orkestrayı çıplak yönetir misiniz diye teklif gelse tabii ki de kabul etmem.


Bu provalar sırasında bayağı yorulduğunuzu gördüm. Kaç kilo verdiniz?

Tersine, yönetirken 2 kilo aldım.


Konser afişini sizin tasarladığınızı okudum gazetelerde. Doğru mu?

Yok, afişi ben tasarlamadım. Ben yalnızca poz verdim.


Bir kez daha şeflik yapar mısınız?

Her zaman yaparım, ne zaman isterlerse.

Son olarak Hocanız Gürer Aykal'la ilgili birkaç cümle rica edeyim...

10 bin Cem Yılmaz olacağına, 2 Gürer Hoca olsaydı, memleket için daha iyi olurdu.

Boynuna bir fular dolayıp yönetmenim dersin ama şeflik öyle değil

Yönetmenlikte bir şey bildiğinizi zannediyorsunuz. Şeflikte ise hiçbir şey bilmediğinizi görüyorsunuz. Film setinde kolaylıkla boynunuza bir fular dolayıp, ben bu setin yönetmeniyim dersiniz. O iş, kural kaygısı biraz daha geniş ve daha karikatür yanları olan bir şeydir. Ama orkestra şefliği öyle bir şey değil ki. Hiçbir şey bilmediğinizi anlayarak adapte olmaya çalışıyorsunuz, öbüründe de bildiğinizi zannederek istediğinizi yapıyorsunuz.

Cem kemanlara sheltoks sıkmayı düşünüyor

Cem Yılmaz'la önceden tanışıklığınız yoktu sanırım. Tanıştıktan sonra nasıl bir Cem Yılmaz portresiyle karşılaştınız?

Gürer A: Kişisel tanışıklık yoktu ama izliyordum, biliyordum. Tanıdığım zaman son derece ayakları yerde, son derece zeki ve yetenekli bir insan olduğunu 2 dakikada anladım.


Cem Bey gerçekten de orkestra şefi olabilir miydi sizce?

Tabii olurdu. Müziğe çok yeteneği var, eğitim alsaydı ve orkestra şefliğini seçseydi gerçekten olurdu.


Bir orkestra şefinde olması gereken en önemli özellik nedir?

Ne yaptığını bilmek, ayaklarının yere basması ve müziğe karşı kabiliyet.


Cem Bey'in en güldürdüğü an?

Korsakov'un Arının Uçuşu eseri çalınırken orkestra kemanlarına sheltoks sıkma düşüncesi. Yapalım mı? dedi. Ben de Yap dedim.

Eee yapacak mı konserde böyle bir şey Cem Bey?

Bilmem.

Orkestra şefi olmanın zorluğu ne; fiziksel yorgunluk mu, mesela kolunuz ağrıyor mu?

Bedensel yorgunluk hiçbir şey değil, en fazla beynin yorulması dert. Kolum da ağrımaz, çünkü müziği çiziyorsun, müziği tanımlıyorsun orada.

Ortalama ne kadar çalıştınız?

Zavallı Cem'le ben 3 aydır çalışıyoruz. Haftada 2 günden, 4'er saat çalıştık



Kaynak: hürhaber


 
         
 

  :: Yorumlar
 rarely (2010-02-09 00:38:57) 0Kötü yorumGüzel yorum
Cem yılmaz'ın yapmadığı iş kalmadı artık daha bakalım hangi işlere el atarak bizleri şaşırtacak.. rarely..
  ::Bu kategoride ay içinde en çok okunan haberler
Tarihçilerden Veda eleştirisi
Tarihçilerden Veda eleştirisi
İşte  Manga´nın Eurovision şarkısı
İşte Manga´nın Eurovisi
Sahnede çırılçıplak gösteri
Sahnede çırılçıplak gösteri
Diyarbakır´da konser verecek
Diyarbakır´da konser ver
Selanik´ten Moskova´ya Nazım Hikmet
Selanik´ten Moskova&acut
  ::Bu kategorideki diğer haberler
Onur ödülü kötü kadın´ın...
Onur ödülü kötü kadın´ın Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nin ''onur ödülüne'' bu yıl Türk sinemasının unutulmaz 'kötü kadın'la ...
Çağan Irmak´tan komedi f...
Çağan Irmak´tan komedi filmi Birçok filmiyle ağlayan yönetmen Çağan Irmak, şimdi güldürmeye geliyor.

Babam ve Oğlum'la ağlatan, 'Karanlıktak ...
Karikatür dünyasının acı kaybı...
Karikatür dünyasının acı kaybı Ünlü karikatürist Bülent Düzgit hayatını kaybetti.

Türk karikatürünün önemli ismi, uzun yıllardır Hürriyet'teki ...
Ünlü yazarın evi ebedi anıt ol...
Ünlü yazarın evi ebedi anıt oldu Amerikalı yazar Ernest Hemingway'in ABD'nin Florida eyaletinin Key West bölgesindeki evi edebi anıt kapsamına alındı. ...
Dünyanın en eski tapınağı orta...
Dünyanın en eski tapınağı ortaya çıktı Harran Ovası'nın tam göbeğinde dünyanın en eski tapınağı ortaya çıktı. Tapınak tam 12 bin yıllık...
Radikal Gazetesi ...
Bu para Picasso´ya değer...
Bu para Picasso´ya değer Christie's müzayedeevi, Nazi dönemindeki sahibi nedeniyle tartışmalara yol açan İspanyol ressam Pablo Picasso'nun 'Angel ...
Türkiye´ye şans vermedi...
 Türkiye´ye şans vermediler Norveç'te yapılacak 2010 Eurovision Şarkı yarışmasına katılacak eserler bir bir belli olurken bahis siteleri de şimdiden ...
200 bin eseri bir araya getird...
200 bin eseri bir araya getirdi 85 yaşındaki Kenan Çağlayan, 17 yıl önce kurduğu vakıfta Türk Sanat Müziği'nin 200 bine yakın eserini bir araya getirmey ...
Züleyha sizi büyüleyecek...
Züleyha sizi büyüleyecek Zeki Bulduk'un kaleme aldığı 'Züleyha' Hayykitap'tan çıktı.

Bir kadın vardı, dünyanın en güzel erkeğine sevdala ...
Dünya Kuklası İstanbul´a...
Dünya Kuklası İstanbul´a geliyor ''Dünya Kuklası İstanbul'da'' etkinlikler dizisi kentte renkli anlar yaşatacak.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Baş ...
 Diğer 10 Haber..
  »  Shakespeare'in kayıp oyunu mu var? ... ( 17.03.2010 - 16:10)
  »  Biletler pazarda satıldı ... ( 17.03.2010 - 13:40)
  »  Serseri Mayınlar New York'ta ... ( 17.03.2010 - 11:10)
  »  Erdal Öz Ödülü Gürbilek'in ... ( 17.03.2010 - 09:10)
  »  Büşra'yı tekrar oynamak sakıncalı ... ( 17.03.2010 - 00:30)
  »  Birincilik Duvar'a gitti ... ( 16.03.2010 - 19:45)
  »  Türkçenizi düzeltin ... ( 16.03.2010 - 17:00)
  »  DT'de festival coşkusu ... ( 16.03.2010 - 13:40)
  »  Eurovision'da Manga tahmini ... ( 16.03.2010 - 12:41)
  »  Ölüsü bile para basıyor ... ( 16.03.2010 - 11:55)
 
 
 
yerel haberler   güncel haberler   spor haberleri   haber arşivi   günün özeti
ULUDAĞ ÖZEL   siyaset   dünya   yaşam   sağlık   teknoloji   sağlık-kadın   eğitim   iş dünyası   
sinema   kültür-sanat   müzik-eğlence   medya-magazin   fotoğraf galerisi  bursa tarihi
      mekan.bursa   otel.bursa      rehber.bursa   bursa hakkında   e-devlet    ulaşım   anket
    hakkımızda   iletişim   reklam   yasal uyarı   künye

lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan fotoğraf ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji projesidir.

 

Basın ve Yayın Haber Siteleri