Dünyanın neresinde olursanız olun, canlı dinleyin!!
::
Sinema Haberleri..
Sevgileri yarınlara bırakmayın
02.11.2007 16:30
Müzisyen olarak tanınan Mahsun Kırmızıgül, senaryosunu yazıp yönettiği ve oynadığı Beyaz Melek'te dokunaklı bir öykü anlatıyor. Film 16 Kasım'da seyirciyle buluşacak.
Çekimleri 7 hafta boyunca Adapazarı, İstanbul, Tuzgölü ve Diyarbakır'da gerkçekleştirilen filmde; Türk tiyatro ve sinemasının usta oyuncularından oluşan bir kadro rol alıyor.
Ali Sürmeli, Arif Erkin, Bilge Zobu, Cihat Tamer, Cezmi Baskın, Deniz Oral, Emel Sayın, Erol Demiröz, Erol Günaydın, Gazanfer Özcan, Nejat Uygur, Suna Selen, Toron Karaca, Tomris Oğuzalp, Yıldız Kenter, Hüseyin Avni Danyal, filmin 'ağır topları'.
Bu usta oyunculara Mahsun Kırmızıgül'ün yanısıra Zeynep Tokuş, Sarp Apak, Fadik Sevin Atasoy, Yavuz Bingöl gibi genç kuşak oyuncular eşlik ediyor.
FİLMİN KONUSU
Ali ve Reşat, beyin kanseri olan babaları Ahmet'i kemoterapi görmesi için İstanbul'a getirmiştir. Ahmet ağır tedaviye daha fazla katlanmak istemediğinden hastaneden kaçar. Oğulları peşine düşer ancak Ahmet onlardan kaçmayı başarır. Kaçarken kendini bir huzurevinde bulur. Huzurevi sakinleri, Ahmet'in çocukları tarafından terk edildiğini sandıkları için orada kalması konusunda ısrar ederler. Zorlukla konuşabilen Ahmet durumu kabullenir. Ali ve Reşat Ahmet'i huzurevinde bulurlar. Ama mutlu göründüğü için bir süre orada kalmasına ses çıkarmazlar. Babalarının son günlerini mutlu geçirmesi, belki hiç işe yaramayacak ama çok acı verebilecek bir tedaviden daha önemlidir. Huzurevi sakinlerinin her birinin kendi hikayeleri ve dramları vardır. Ahmet bunları öğrendikçe onlara daha yakınlaşıp her birini tek tek çok sever.
Ahmet'in misafir olduğu günün hemen ertesinde huzurevi sakinlerinden Yaşar Hoca ve Nebahat evleneceklerdir. Bu insanları çabucak benimseyen Ahmet düğün masraflarını karşılamak ister. Elbirliğiyle güzel bir düğün yaparlar. Bununla yetinmeyen Ahmet, çiçeği burnunda çifti balayı için Diyarbakır'daki köyüne davet eder. Üstelik diğer huzurevi sakinleri de bu geziye davetlidir. Belki geriye kalan yıllarında böyle bir fırsatı bir daha yakalayamayacak olan bu yaşlı insanlar, teklifi coşkuyla kabul ederler. Hep beraber kiraladıkları bir minibüsle yola çıkarlar. Ancak yolculukları hiç sakin geçmez. Onlar için asıl macera bu yolculukla birlikte başlayacaktır.
Herkes çok beğenmiş .. şahsen ben bu türden filmleri pek sevmiyorum..yani ne biliyim her çıkan ağlayarak çıkıyor..nedir ki ya bir film sonuçta.. sinemaya alamak için mi gidicez..
Yönetmen dolasıyla biraz tepkiyle bakıyorum bu filme sazı eline alın şarkı söylememeli bence konu güzel ama çarpıcı bir etki yaratmak için gereğinden fazla küçük olay birbirine bağlanmış daha etkileyici olabilirdi fakat değil ustalara saygı için izlenir.
lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji hizmetidir