Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap
 
  Ana sayfa
  HEDİYE KAZAN!
  FESTİVAL'08
  Güncel Haberler
  Gündemdeki Haberler
  Spor Haberleri
  Sinema
  Kültür - Sanat
  Müzik - Eğlence
  Medya - Magazin
  Yaşam
  Dünya
  Siyaset
  İş Dünyası
  Sağlık - Kadın
  Teknoloji
  Eğitim
  Günün Özeti
  Haber Arşivi
  Bizden Haberler
  Otel Bursa
  Mekan Bursa
  Fotoğraf Galerisi
  Rehber Bursa
  Bursa Hakkında
  Bursa Tarihi
  Bursa Haritası
  Bursa'da Ulaşım
  Anket Arşivi
  E-DEVLET
11 18 24 25 33 38  
(5 TEMMUZ 2008)
02 07 19 22 31 + 12  
(2 TEMMUZ 2008)
04 05 07 11 12 22  
23 24 25 30 34 38  
39 44 49 50 57 66  
67 70 74 77  
(30 HAZIRAN 2008)
09 11 14 15 42 44  
(3 TEMMUZ 2008)

Dünyanın neresinde olursanız olun, canlı dinleyin!!
 :: Sağlık Haberleri..
 
 
Sizin de takıntınız var mı?
17.05.2008 15:45 - Bu haber 1168 kez okundu..

 
 
'Terlikler neden ters durdu?', 'Paradan mikrop kapar mıyım?', gibi şeyleri düşünüyor ve saçma olduğu halde tekrarlıyorsanız....

Obsesif Kompulsif Bozukluk bir anksiyete hastalığıdır. OKB'si olan insanlar sık sık ya da her zaman kafalarına takılan düşüncelerle ya da imgelerden dolayı sıkıntı yaşar. Obsesyon ( saplantı-takıntı) insanın aklına istenmeden, elinde olmadan gelen rahatsız edici düşüncelerdir. Bu düşünceler geldiği zaman kişide büyük bir sıkıntı oluşur ve kişi bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için bazı uygunsuz, kendini yapmaktan alıkoyamadığı ve saçma bulduğu yineleyici hareketler yapmaya başlar. Bu hareketlere de kompülsiyon (zorlantı) adı verilir. Mesela kirlilik düşünceleri olan kişilerin sık sık ellerini yıkaması kompülsiyona bir örnektir. Kişi bu zorlantılarının kendi zihninin ürünü olduğunun mantıksızlığının farkındadır ama kendini engelleyemez..Bu düşünceler ve eylemlerin zamanla şiddeti artar ve kişinin günlük hayatının büyük bir kısmını işgal etmeye başlar, iş-okul başarısını düşürebilir, sosyal ilişkileri bozabilir Sonuçta kişinin işlevselliği önemli ölçüde etkilenir ve bu durum tedavisi şart olan bir hastalık haline gelir.

Uzmanlar bazı hastaların günde bir iki kalıp sabunu bile bitirebildiğine, hatta çok yıkamaktan ellerinin yara olduğuna dikkat çekiyorlar. Bazı kişilerin paraya dokunduktan sonra mikrop kapmaktan korktukları için ellerini defalarca sabunladıklarını belirtiyorlar.

Her 30 kişiden biri saplantılı
Halk arasında vesvese, evham gibi bildiğimiz şeylerin dışında gelişen ve batıl inançlardan farklı olan bu tip davranışları gösteren kişi sayısının gün geçtikçe arttığı da vurgulanıyor. Genel olarak toplumda her 30 kişiden birinde OKB görülebiliyor. Türkiye Ruh Sağlığı profili araştırmasına göre, 12 aylık bir süre içerisinde sağlık ocaklarına başvuran hastalar arasında toplam 'takıntı-zorlantı' hastalığı oranı binde 5. Bunun, binde 6'sını kadınlar, binde 2'sini ise erkekler oluşturuyor. Yani, kadınlar risk grubunda yer alıyor.

Diğer yandan, kişilerin yaşadıkları durumu bir hastalık olarak görmemeleri ya da yoğun sıkıntı ve bunaltı uyandıran obsesif düşünceleri saçma, anlamsız, bazen de utanç verici bulmaları ve doktora açılmaktan çekinmeleri, vakaların görülme sıklığının daha fazla olabileceği tahminlerini beraberinde getiriyor.

Değişik şekillerde görülebilen obsesyon (saplantı- takıntı) ve kompülsiyonların önemlileri şunlardır;
Bulaşma Obsesyonları: En sık görülen saplantı çeşididir. Kişide elinde olmadan kirlenmeyle ve hastalık bulaşmasıyla ilgili bir tehdit algısı oluşur. Yani kişi kendisinin, toplumun diğer bireylerinden daha çok mikrop, pislik ve kirle karşılaşma tehlikesinde olduğuna inanmaya başlar. Bu düşüncenin etkisiyle de gereksiz tedbirler alır. Hastalık bulaşması korkusuyla el sıkışmaktan, umumi tuvaletleri kullanmaktan, para ve kapı tokmaklarını tutmaktan kaçınır. Bu işlerden birini yaptığı zaman da kendine mikrop, toz ya da idrar bulaştığını düşünüp ellerini yıkar. Günde 3–4 saat elini yıkayan, her yıkamada en az yarım saat harcayan, dışarı çıkıp eve geldikten sonra hemen elbiselerini çıkarıp yıkayan, kendisi de banyoya koşan, her banyoya ve tuvalete girdiğinde 2–3 saat harcayan bir kişide temizlik saplantısının olduğu düşünülür. Çok fazla el yıkamaktan zamanla bu kişilerin yıkanan bölgelerinde, özellikle ellerinde soyulmalar, cilt tahrişleri görülür. Saplantı hastalarının yüzde 25-50'sinde bulaşma saplantıları görülür.
Kuşku Obsesyonları; Bu çeşit saplantılar da en sık görülen ikinci çeşit saplantılardır. Kişide sürekli bir şeyleri yapıp yapmadığı ile ilgili kuşkular oluşur. Bu kuşkular büyük sıkıntı yaratır ve kişide aşırı bir kontrol etme davranışı oluşur. Kişi 'Acaba ocağı kapattım mı?', 'Kapıyı kilitledim mi?', 'Işığı söndürdüm mü?' gibi kuşkuların sonucunda emin olmak için defalarca tüpü, kapıyı, ışığı kontrol eder.

Cinsel Obsesyonlar; En sık görülen üçüncü çeşit kompülsiyon olmaksızın zihne yerleşen obsesyonel düşüncelerdir. Durmadan cinsel ve saldırgan bir hareketle ilgili düşünceler zihni meşgul eder. Kişinin aklına hiç istemediği zamanda hiç istemediği kişilerle ilgili cinsel düşüncüler, erotik görüntüler gelir. Kişi bu durumdan dolayı kendini sürekli kınar. Bu düşünce ve görüntüleri unutmak istedikçe şiddeti daha da artar.

'Simetrik' veya ' Eksiksiz Olma' saplantıları da sık görülen saplantı çeşitlerindendir. Kişi yaptığı işin eksiksiz olmasına, evdeki veya masasındaki eşyaların düzgün ve simetrik olmasına hastalık derecesinde dikkat eder. Öyle ki saatlerce bu simetriyi sağlamak için uğraşabilir. Eğer bu simetriyi ve düzenliliği yerine getiremezse aşırı sıkıntı duyar ve sıkıntısını gidermek için saatlerce uğraşır. Bu saplantıdaki kişilerin bu sebeple işlevsellikleri önemli ölçüde etkilenir. Bir davet, randevu, iş gibi etkinliklerine yetişememe, işleri yetiştirememe gibi sorunlarla çok sık karşılaşırlar.

Ayrıca ‚ „Tanrı var mıdır?', varsa „Tanrı'yı kim yaratmıştır?' gibi uçsuz bucaksız sorularla giden ' Metafizik Obsesyonlar' ya da ‚ 'Dini Obsesyonlar' denilen saplantı çeşitleri de vardır. Kişinin aklına istenmeden ve elinde olmadan Allah'ın olmadığı gibi düşünceler gelir. Hatta bazı zamanlar Allah'a küfür şeklinde düşünceler oluşabilir. Kişi bunun neticesinde, hele hele inançlı bir kişi ise aşırı sıkıntı ve suçluluk, günahkarlık duygusuna kapılır. Bu sıkıntıyı ve suçluluk duygusunu bertaraf etmek için de sesli veya içinden „Tövbe tövbe', „Estağfirullah' gibi sözler sarfeder. Bu düşünceler öyle artar ki kişi günlük işlerini yapmaz ve hatta ibadet edemez hale gelir.

Kanser, AİDS gibi hastalıklara yakalandığı şeklinde düşüncelerin geldiği „Hastalık Obsesyonları' bir diğer saplantı çeşitidir. Kişi bu yüzden tetkikler yaptırır ancak bir sonuç çıkmadığı halde elinde olmadan hasta olduğu düşüncesini zihninden atamaz. Hastalık düşüncesinin yarattığı sıkıntıyı gidermek için sürekli hastaneye gidip tetkik yaptırır, tetkiklerden bir sonuç çıkmaz, o an için rahatlar ancak düşünce zihninden gitmez. Bu sıkıntı bir kısır döngü şeklinde hep devam eder.

Otomobil plakalarını ve evlerin numaralarını okuma, apartmanların kaç kat olduğunu sayma gibi 'Sayma Obsesyonları' da görülen diğer obsesyon çeşitleridir.

Tedavisi var mı?
Yapılan çalışmalarda insan beyninde mutluluk kimyasallarından biri olan Serotonin maddesinin seviyesinin ve etkinliğinin azalması sonrasında Obsesif Kompülsif Bozukluğun gelişebildiği tespit edilmiştir. Bu konudaki çalışmalar devam etmektedir, ancak şu an bu verilerden hareketle Serotonin maddesinin etkinliğini artıran ilaçlar tedavide kullanılmaktadır.

İyi ve doğru bir ilaç tedavisiyle hastaların yaklaşık % 60'ı tedavi edilebilmektedir. Ancak tedavi sürecinde hastaların dikkat etmesi gereken husus tedavi etkinliğinin geç başlaması hususudur. Etkinin başlaması ve olgunlaşması için 2-3 aylık bir süre gerekmektedir. O yüzden bu sürenin göz önünde bulunulması ve sabırla tedaviye devam edilmesi çok önemlidir.






Kaynak: haber7

 
         
 

  :: Yorumlar
 leventt (2008-05-19 22:32:53) 0Kötü yorumGüzel yorum
Bu takıntı olması cok kotu bır olay umarım kımsenın basına gelmez
  ::Bu kategoride ay içinde en çok okunan haberler
Karpuzda viagra etkisi
Karpuzda viagra etkisi
Güneşin tedavi edici ışınları camdan geçmiyor
Güneşin tedavi edici ışınları
İnsanı, yediği ve geni değil bunlar öldürüyor
İnsanı, yediği ve geni değil b
En iyi ilaç: Seks
En iyi ilaç: Seks
Huzursuz bacaklar tehlike habercisi!
Huzursuz bacaklar tehlike habe
  ::Bu kategorideki diğer haberler
Süt dişleri kendiliğinden düşm...
Süt dişleri kendiliğinden düşmez Süt azı dişleri 2 ya da 3 köklü olduğundan altından gelen daimi diş süt dişinin kökleri arasına sıkışacağı için süt dişi ...
Kan şekerinizi cep telefonunuz...
Kan şekerinizi cep telefonunuzla ölçün Georgetown Üniversitesi'nden bir grup bilimadamı, şeker hastalarının kullandığı parmak delerek kandaki şeker ölçümünü ya ...
Geri zekalılara müjdeli haber...
Geri zekalılara müjdeli haber Bir gen ekleyerek kobayları zeki yapmayı başardılar.

Daha önce kobaylara genle 'sadakat' nakletmeyi başaran uz ...
Pilates tıp merkezlerine de gi...
Pilates tıp merkezlerine de girdi Madonna, Julia Roberts, Janet Jakson gibi ünlülerin formlarını borçlu olduğu, önceleri ince, sıkı ve düzgün vücuda sahip ...
Bakan´dan Kene sitemi ...
Bakan´dan Kene sitemi  Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kene vakalarına ilişkin medyaya sitem etti. Birçok ülkede keneyle bulaşan çeşitli hastalıklar ...
Cinseliğin gizli silahları: Do...
Cinseliğin gizli silahları: Doğal afrodizyaklar! Hangi besinler kadına hangi besinler erkeğe yarıyor...

Eski çağlardan beri insanoğlunun ilgisini çeken afrodiz ...
İnsanı, yediği ve geni değil b...
İnsanı, yediği ve geni değil bunlar öldürüyor Diyet programları yerine genetiğe dayalı öğünler belirlenmeli...

Amerikalı bilimciler insanı öldüren şeyin yed ...
Güneşin tedavi edici ışınları ...
Güneşin tedavi edici ışınları camdan geçmiyor Güneşle ilişki kurmak ilaçtan fazlasını kazandırıyor.

Vücudunuz güneş ışığı ile temas ettiğinde vitamin D üret ...
Kansere karşı ´´ha...
Kansere karşı ´´hassas neşter´´ teknolojisi Bilkent Üniversitesi araştırmacıları, akciğer kanseri, prostat ve diş tedavilerinin yan etkilerini ortadan kaldıracak kı ...
Yüzerken krampa dikkat...
Yüzerken krampa dikkat Denizli Devlet Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Beşir Türkmen, sıcakların etkisiyle meydana gelebilec ...
 Diğer 10 Haber..
  »  Karpuzda viagra etkisi ... ( 04.07.2008 - 22:00)
  »  Sıcak havalarda rahat bir uykunun ipuçları ... ( 04.07.2008 - 20:30)
  »  Akraba evliliğinde ''fenilketonüri'' riski ... ( 04.07.2008 - 18:34)
  »  Yazın, sağlık için günde 1.5 litre su için ... ( 04.07.2008 - 18:00)
  »  Kene ısırdığı hastaların kanı Kırım Kongoya şifa oldu ... ( 04.07.2008 - 16:33)
  »  Kadınların yaşlılıkta bunama riski fazla ... ( 04.07.2008 - 15:32)
  »  Şeker hastalığı hafife almaya gelmez ... ( 04.07.2008 - 15:30)
  »  Bir kişi bir ayda 2 kez doğum yapar mı? ... ( 04.07.2008 - 13:00)
  »  Kısırlık artık tarih oluyor ... ( 04.07.2008 - 10:30)
  »  Sağlığımız hakkında doğru bildiğimiz yanlışlar! ... ( 04.07.2008 - 03:00)
 
 
 
I  güncel haberler  I  spor haberleri  I  sinema  I  kültür-sanat  I  müzik-eğlence  I   medya-magazin   I   iş dünyası  I  sağlık  I  eğitim  I
I  mekan.bursa  I  fotoğraf galerisi  I   rehber.bursa  I  haber arşivi I  bursa tarihi   I  hakkımızda  I  reklam  I  iletişim  I  yasal uyarı  I

lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji hizmetidir