Dünyanın neresinde olursanız olun, canlı dinleyin!!
::
Siyaset Haberleri..
Yargitay bildirisinin anlamı
21.05.2008 18:02- Bu haber 140 kez okundu..
Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bugün öğlen saatlerinde Ankara gündemine bomba gibi düşen açıklaması, şu zamana kadar yargı camiasından periyodik olan gelen uyarılardan en serti.
Açıkça telaffuz edilmese de uyarının,öncelikli hedefinin hükümet olduğu aşikar. Yargıtay'ın sürpriz bildirisindeki 'Yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilmediği' ve 'yandaş bir yargının oluşturulmaya çalışıldığı' gibi ifadeler, son derece ağır ithamlar.
'MAHKEMEDEN ELİNİ ÇEK'
'Peki ne demek istiyor yargı? Ve neden şimdi?Yargıtay, 'yürütme erki' diye şifreli bir biçimde kamufle ettiği AK Parti hükümetine, her şeyden önce 'Anayasa mahkemesi'nden elini çek' mesajı veriyor. Önce Ankara'da herkesin bildiği ama kimsenin açıklamadığı gerçeği yazalım: Hem AK Parti'nin kapatılmaması için çabalayan hükümet çevreleri, hem de AK Parti'nin kapatılması için gayret gösteren 'derin cenahların' bir süredir Anayasa Mahkemesi nezdinde 'yoğun bir lobi' faaliyeti içinde. Bu artık bir sır değil. Tüm Türkiye'nin gözü bu 11 yargıç üzerinde. Doğal olarak çift taraflı bunaltıcı pres var mahkemeye yönelik.
DEDİKODULAR SİLSİLESİ
Geçen yıl 367 krizi sırasında milletvekili-toto oynanırdı, şimdi ise kapalı kapılan ardında 'Son durum 9+2 mi yoksa 7+4 mü?' gibisinden garip bir hakim-toto oynanıyor. Bu lobi faaliyetleriyle
ilgili kulağımıza gele bir sürü dedikodunun aslı astarı olduğunu düşünmüyorum. Örneğin geçen hafta eş zamanlı olarak '4 yargıç gizlice Ahmet Necdet Sezer'le görüşmüş' ve '4 yargıç gizlice Başbakan'la görüşmüş' dedikoduları çıktı. Bana sorarsanız ikisi de ihtimal dahilinde değil.
Ancak gerek şu ki, yüce mahkemede görev yapan yargıçlar, ciddi bir lobi çalışmasının hedefi. Mahkeme üyelerinden Osman Paksüt'ün dinlenme olayı sırasında yaptığı açıklamalar, kendisinin ne
ölçüde bunaldığının göstergesiydi.
İşte bu yüzden dünkü yargı bildirisinin öncelikli mesajı 'Mahkemeyi rahat bırakın' diye yorumlamak lazım. Herkes mahkemeyi rahat bırakmalı...
İKİNCİ HEDEF MEDYA
Ancak bildirinin tek hedefi hükümet değil. Yargı aynı mesajı, mahkeme haberlerinde yeterince hassas olmayan, gerek AK Parti'ye yönelik davayı açan Cumhuriyet Başsavcısı gerek Anayasa Mahkemesi
üyeleriyle ilgili 'sansasyonel habercilik' peşinde koşan medyaya da veriyor. Medyaya verilen mesaj, kapatma davasını açan Başsavcıya yönelik 'toplumda tepki ve husumet' yaratmaya alet olma.
TÜRBAN KARARI HAZIRLIĞI
Bildirinin üçüncü önemli şifresi ise, muhtemelen önümüzdeki hafta mahkemenin gündemine gelecek 'türban kararı' konusunda zemin hazırlıyor oluşu... Zira Anayasa Mahkemesi rapörtörünün türbana ilişkin yüksek mahkemeye sunduğu 'CHP başvurusunu geri çevirin' görüşüyle birlikte dava karar aşamasına geldi. Mahkeme önümüzdeki hafta bile karar verebilir, 'Bu bizim işimiz değil'
diyerek CHP başvurusunu geri çevirir, bu sayede toplumsal olarak gerilimli bir konuda taraf gibi gözükmekten sıyrılmış olabilir.
Ancak bu durumda türban yasağına ne olacak? Mahkemenin karar metni nasıl şekillenecek? Mahkeme 'Bizim işimiz değil' derken karara eklediği bir notla 'Anayasa Mahkemesi'nin geçmiş kararlarına atıfta bulunarak 'yasağın devamına yeşil ışık' yakmış olacak mı?
Tüm bu sorular havada. Cevaplar ise yüce mahkemede oturan 11 yüksek yargıcın zihninde ve kalbinde gizli.
Mahkemenin gündeminde, Yarın çıkacak yorumların çoğu 'İpler koptu' ya da 'AKP ile yargı düellosu' gibisinden ifadeler kullanacak. Oysa yargının önünde toplumsal açıdan sıkıntılı, siyasi açıdan krizli iki zor karar var: Türban ve AKP'ye kapatma davası.
Bu ortamda yargı 'Bizi rahat bırakın, siyasi rakip olarak değil bağımsız yargı olarak görün' mesajı vermek istiyor.
Ancak bizce bildirinin asıl amacı, düello değil tam tersine 'Bize dokunmayın' uyarısı.
lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji hizmetidir