Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap
 
  Ana sayfa
  HEDİYE KAZAN!
  Güncel Haberler
  Gündemdeki Haberler
  Spor Haberleri
  Sinema
  Kültür - Sanat
  Müzik - Eğlence
  Medya - Magazin
  Yaşam
  Dünya
  Siyaset
  İş Dünyası
  Sağlık - Kadın
  Teknoloji
  Eğitim
  Günün Özeti
  Haber Arşivi
  Bizden Haberler
  Otel Bursa
  Mekan Bursa
  Fotoğraf Galerisi
  Rehber Bursa
  Bursa Hakkında
  Bursa Tarihi
  Bursa Haritası
  Bursa'da Ulaşım
  Anket Arşivi
  E-DEVLET
02 15 22 24 36 37  
(19 TEMMUZ 2008)
11 21 24 32 34 + 12  
(23 TEMMUZ 2008)
01 03 08 12 20 21  
23 29 32 34 38 40  
46 48 49 50 52 59  
69 73 75 77  
(21 TEMMUZ 2008)
13 26 28 45 46 49  
(24 TEMMUZ 2008)

Dünyanın neresinde olursanız olun, canlı dinleyin!!
 :: Güncel Haberler..
 
 
Bahçeli'den Gül'e görev çağrısı
22.05.2008 16:20

 
 
MHP lideri Bahçeli, Yargıtay bildirisi ile ilgili rejim krizine yol açmamak için Cumhurbaşkanı Gül'ün devreye girmesini istedi. Bahçeli, hükümeti de sert biçimde eleştirdi.


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun yayımladığı bildiriyi yorumladı...

Bahçeli, rejim krizine yol açmamak için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül araya girmeli, çağrısında bulundu...

Bahçeli konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
'Son dönemde şahit olunan gelişmelerin demokratik hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı ilkeleriyle bağdaştırılması mümkün değildir.

Türkiye maalesef çok tehlikeli bir ayrışma ve cepheleşme sürecine sokulmuştur.

Ortak milli ve manevi değerlerimiz siyasi istismar aracı ve çatışma alanı haline getirilmiştir.

Türk toplumunun din, inanç ve etnik temelde ve cumhuriyetin değerleri etrafında kamplara bölünmesinden sonra bu cepheleşme kamu kurumlarına da sirayet etmiştir.

Son gelişmeler, bu tehlikeli süreçte sıranın Anayasal kurumlara geldiğini göstermektedir.

Kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanan demokratik Parlamenter rejimlerde devlet kurumlarının birbiriyle kavga etmesi ve bunun kamuoyu önünde bildiri savaşlarıyla topyekün bir çatışmaya dönüşmesi çok vahim bir durumdur.

Türkiye'nin nereye sürüklenmek istenildiği ve bunun sonuçlarının ne olacağı üzerinde, başta hükümet olmak üzere bütün Anayasal kurumların çok dikkatli bir değerlendirme ve muhasebe yapması hayati önem taşımaktadır.

Bu cepheleşme ve çatışma ortamında, Türk demokrasisi tahrip edilmekte, siyaset kurumu zedelenmekte ve Anayasal kuruluşlar itibar kaybına uğramaktadır.

Bu arada etnik bölücülük gündemi adım adım ilerletilmekte ve Türkiye'nin milli birliğini, milli devlet niteliğini ve üniter siyasi yapısını yıkmayı amaçlayan uluslararası faaliyet ve müdahaleler hız kazanmaktadır.

Son dönemdeki gelişmelere bakıldığında karşımıza çıkan gerçekler şunlardır:
AKP'nin kapatılması için açılan dava sonrasında Başbakan Erdoğan ve AKP, bağımsız Türk yargısını hedef alan, hukuk ve ahlak dışı bir taciz, tehdit ve terör kampanyası başlatmıştır.
- Başbakan ve AKP, kendilerini meşru zeminlerde savunmak yerine, siyasi güç gösterisi ve meydan okuma yolunu seçmiş ve yargıya karşı adeta cihat ilan etmiştir.
- AKP'nin siyasi ihtirasları uğruna Türkiye'nin onuru ve haysiyeti ayaklar altına alınmış, Başbakan ve arkadaşları Anayasa Mahkemesini baskı altına almak için yabancı başkentlerin karanlık koridorlarında yargıyı ihbar turlarına çıkmıştır.
- Türkiye'yi aşağılamayı meslek edinen Avrupalı müfettişlerin Cumhuriyetin temel değerlerine dil uzatmaları ve Anayasal kurumlara yönelttikleri ağır hakaretler, bizzat Başbakan tarafından haklı ve meşru müdahale olarak görülmüş ve savunulmuştur.
- Bu süreçte, Anayasa Mahkemesi'nin vereceği kararın ne olması gerektiği konusunda da yol göstermeye yeltenilmiş, bazı çevreler kararı dikte ettirecek kadar çizmeyi aşmıştır.

Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 21 Mayıs 2008 tarihli bildirisi, yargıyı hedef alan sistemli tahrik ve tehditlerin ağırlaşarak süregeldiği böyle bir ortamda yayınlanmıştır. Bildirinin her noktası ile tam bir mutabakat içinde olmasa bile, herkes en azından bu hususu kabul etmek durumundadır.

Bu bakımdan, bu bildiriyi, içerden ve dışardan kuşatma altına alınan, bizzat hükümetin yönlendirdiği çok ağır bir saldırı ve hakaret kampanyasının hedefi yapılan ve savunmasız bir hale getirilmeye çalışılan Türk yargısının, bağımsızlığını ve onurunu korumayı amaçlayan haklı bir tepki ve tavır olarak görmek mümkündür.

- Ancak, burada çok hayati bir nokta gözden kaçırılmamalıdır.
- Yasama, yürütme ve yargının görev ve sorumlulukları Anayasa'da açıkça belirtilmiştir.
- Yasama ve yürütmenin yargıyı etki ve vesayet altına almaya çalışması ve görevine müdahalesi ne kadar yanlış ve kabul edilmezse, yargının da yasama ve yürütmenin yetkilerini alenen sorgulaması ve bu alana taşacak tutumlar içine girmesi de aynı derecede hatalı ve kabul edilemez bir durumdur.
- Devletin temel organları arasında yaşanan sorunların kamuoyu önünde bir savaşa dönüştürülmeden önce diyalog kanalları kullanılarak suhuletle ele alınması, demokrasi ve hukuk devletinin bir icabı olarak görülmelidir.
- Aksi takdirde, gergin ortam daha da ağırlaşacak, karşılıklı meydan okumalar çatışmaları tırmandıracaktır. Bunun sonucu doğacak siyasi ve Anayasal kriz ortamında kaybedecek olan da Türkiye olacaktır.
- Son dönemde diyalog yöntemlerine itibar edilmemesi ve sağ duyunun ihmal edilmesi bu bakımdan büyük bir talihsizlik olmuştur.

AKP'nin Yargıtay bildirisi hakkında yaptığa açıklama, hükümetin gerilimden beslenen sorumsuz tutumunu sürdürme kararlılığını göstermek bakımından ibret verici olmuştur.
Açıklamada yer alan Yargıtay'ın, bu yolla kapatma davasına taraf olduğu ve görev ve yetkisinin dışına çıktığı iddia ve suçlamaları geçersiz ve mesnetsizdir.
- Avrupa Birliği'nin davaya müdahil olması için yardım seferberliği başlatan ve Yüce Mahkemeyi bu amaçla kuşatma altına alan hükümetin, şimdi Yargıtay'ın davaya taraf olduğunu söylemesi ve bundan şikayet etmesi kara bir mizah örneğidir.
- Milletten aldığı yönetim yetkisini, her türlü kanunsuzluk ve yolsuzluk için açık çek olarak gören; devlet bürokrasisinde her kademede büyük bir kıyım yaparak partizan kadrolar kuran; yandaş medya yaratmada büyük mesafe alan AKP 'yargının siyasallaşması' suçlamasında bulunmadan önce çok iyi düşünmelidir.
- Yargı reformu gibi temel bir düzenlemeyi yargı kurumlarını yok sayarak siyasi hedefleri doğrultusunda hazırlayan ve Avrupa Birliği'nin onayına sunan hükümetin, bu garabete gösterilen haklı tepkilerin Yargıtay'ın görev ve yetkisinin dışında kaldığını söyleyebilmesi, yargıya darbe niyetlerinin artık saklanamayacak bir noktaya geldiğini ortaya koymuştur.

Bugün gelinen noktada iş şirazesinden tamamen çıkmıştır.
- AKP'nin bundan sonra dış destekle ve zorlamalarla yürüyeceği bir yol kalmamıştır.
- Türk milletinin de, verdiği emanete ihanet eden AKP ile gideceği bir yol olmadığı bütün çıplaklığıyla anlaşılmıştır.
- Milli irade istismarını siyasi meşruiyet kaynağı olarak gören ve karanlıklar diktatörlüğüne heveslenen AKP hukuki, siyasi ve ahlaki meşruiyetini kaybetmiştir.

Son seçimde aldığı oy oranı ve Meclis çoğunluğu bu meşruiyet kaybını telafi edemeyecektir.
- Kapatma davasının sonucu ne olursa olsun, bu süreci etkilemek için kurulan tezgahlara ve yazılan siyasi senaryolara hangi ümitler bağlanırsa bağlansın, bu gerçekler değişmeyecektir.

Testi artık kırılmış, taşlar yerinden oynamıştır.

Türkiye, temiz ve dürüst siyaset anlayışının, hukuka saygının, siyasi ahlakın ve demokratik meşruiyetin egemen olacağı yeni bir dönemin eşiğine gelmiştir.

Gerilimin ağırlaştığı ve devlet organları arasındaki güven bunalımının çatışmaya döndüğü bu sürecin en az zararla atlatılması ve bir rejim krizine yol açmasının önlenmesi hayati önem taşımaktadır.
Bunun için izlenecek yönteme ilişkin olarak şu iki hususu bütün ilgili tarafların dikkatine getirmek isteriz.

- Anayasa Mahkemesindeki dava sürecinin sağlıklı bir biçimde işlemesine herkes yardımcı olmalıdır.

Bunun için yargı süreci sonuçlanana kadar bu konudaki tartışmalara, iç ve dış tahrik ve müdahalelere son verilmelidir.

Basın ve yayın organları da yargı sürecini etkileyecek ve gölgeleyecek tartışmalara zemin hazırlamamak için üzerine düşen sorumluluğun icaplarını yerine getirmelidir.

- Anayasa'nın 104. maddesi uyarınca 'Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetme' görev ve yetkileri Sayın Cumhurbaşkanı'nın uhdesindedir.

Bugün gelinen noktada Cumhuriyetin Temel Organları arasında aleni bir çatışma yaşanıyor olması karşısında, Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu konuda inisiyatif alması yerinde ve yararlı olabilecektir.

Bu amaçla konunun bütün yönleriyle bir diyalog ortamında ele alınarak bu çatışmalara son verilmesi için Sayın Cumhurbaşkanı'nın başkanlığında Yasama, Yürütme ve Yargı kurumları başkanlarının bir araya gelmesi üzerinde durulmalıdır.'





Kaynak: haber7

 
         
 

  :: Yorumlar
 eyupcan (2008-05-22 17:15:40) -1Kötü yorumGüzel yorum
Sayın bahçeli suyu bulandırmaya çalışanlara gizli destek vermeyi bırkasın kimsenin birşey yapmasına gerek kalmaz
  ::Bu kategoride ay içinde en çok okunan haberler
Darbeciler cumhurbaşkanı yapacak benden başka kimseyi bulamamış mı?
Darbeciler cumhurbaşkanı yapac
Yavru vatana yavru Ergenekon
Yavru vatana yavru Ergenekon
Reuters yorumu: Yaşlı adamların uyduruk örgütü
Reuters yorumu: Yaşlı adamları
Sinan Aygün ile polis arasındaki ilginç Atatürk diyaloğu
Sinan Aygün ile polis arasında
Edip Başer 6 yıl sonra tek kelimelik sitem etti
Edip Başer 6 yıl sonra tek kel
  ::Bu kategorideki diğer haberler
Ergenekom iddianamesi:...
Ergenekom iddianamesi: 'Dış güçler, CHP'yi PKK'lılaştırmaya çalıştı.'





...
Emine Ayna´ya suç duyuru...
Emine Ayna´ya suç duyurusu Şırnak Şehit ve Gazi Aileleri Derneği üyeleri, DTP'li Emine Ayna hakkında suç duyurusunda bulundu.

Şırnak Şehit ...
Ergenekon´un TSK ve MİT ...
Ergenekon´un TSK ve MİT ile ilişkisi yok Ergenekon soruşturmasına ilişkin 2455 sayfalık iddianamenin içeriği açıklandı.İşte iddianamede en çarpıcı bölüm: 'Ergene ...
İddianamden çarpıcı ayrıntılar...
İddianamden çarpıcı ayrıntılar Ergenekon Terör Örgütü'nün suikast listesinde Başbakan Erdoğan, Orgeneral Yaşar Büyükanıt'tan sonra Yargıtay'da üst düze ...
İşte iddianamedeki isimler...
İşte iddianamedeki isimler Ergenekon Davası kabul edildi. Listede 86 tanık, 27 sanık var. işte o liste:


Taraflar
Ad Soyadı / Kur ...
TSK´da gizli örgütlenme...
TSK´da gizli örgütlenme İddianamede NATO tesislerine saldırı planı ve bu çerçevede hazırlanmış binaların üstten fotoğrafları, görevli kişilerin ...
Danıştay saldırısı Ergenekon&a...
Danıştay saldırısı Ergenekon´un eylemi Ergenekon iddianamesinden: Danıştay saldırısı Ergenekon Örgütü'nün eylemi...

Danıştay saldırısında ölen Mustafa ...
Kilit isim iddianamede yok...
Kilit isim iddianamede yok İddianamede kilit isim Tuncay Güney yer almadı. Kanada'da bulunan Güney sanık yada tanık listesinde yer almadı.

Başbakan´a suikast planı...
Başbakan´a suikast planı İddianamede yer alan bilgilere göre, TİT'in Başbakan'a suikast planladığı anlaşılıyor.






Ergenekon iddainamesi...
Ergenekon iddainamesi 2005 yılında Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a suikast planladığı bilgisi de Ergenekon iddianamesinde yer aldı.

Büyük ...
 Diğer 10 Haber..
  »  Türkiye 2 Hizbullah üyesine 14 bin euro ödeyecek ... ( 25.07.2008 - 17:11)
  »  İşte iddianameden ilk ayrıntılar ... ( 25.07.2008 - 16:56)
  »  Küçük ve Perinçek'e vahim suçlama ... ( 25.07.2008 - 16:46)
  »  İlk duruşma 20 Ekim'de ... ( 25.07.2008 - 16:32)
  »  İşte iddianamedeki DEHŞET yapılanma ... ( 25.07.2008 - 16:31)
  »  İddianame'de hangi cezalar isteniyor? ... ( 25.07.2008 - 16:20)
  »  Alkolmetre ölçümüyle ehliyete el konulamaz ... ( 25.07.2008 - 16:14)
  »  Şırnak'ta mayın tuzağı: 2 asker şehit ... ( 25.07.2008 - 16:11)
  »  Hablemitoglu: ADD'nin yönetiminden istifa ettim ... ( 25.07.2008 - 15:35)
  »  Resmi açıklama 16:30´da ... ( 25.07.2008 - 15:35)
 
 
 
I  güncel haberler  I  spor haberleri  I  sinema  I  kültür-sanat  I  müzik-eğlence  I   medya-magazin   I   iş dünyası  I  sağlık  I  eğitim  I
I  mekan.bursa  I  fotoğraf galerisi  I   rehber.bursa  I  haber arşivi I  bursa tarihi   I  hakkımızda  I  reklam  I  iletişim  I  yasal uyarı  I

lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji hizmetidir