Dünyanın neresinde olursanız olun, canlı dinleyin!!
::
Magazin Haberleri..
Bergüzar'la daha fazla iç içe olmak istiyorum
04.07.2008 02:00
Tan Sağtürk Söz Sende'de Balçiçek Pamir'in sorularını yanıtladı
Türkiye'nin en ünlü baleti Tan Sağtürk, mesleki yaşantısından Bergüzar Korel'le ilişkisine kadar merak edilen konuları Balçiçek Pamir'e anlattı.
Müthiş bir kariyer. Herkes soruyordu ama ben şunu merak ediyorum: Bale deyince Fransa, Rusya akla gelir. Türkiye'ye niye döndün?
Sanat ve özellikle bale söz konusuysa son derece hızlı ve konsantre harcanılan sanat. Mümkün olduğunca çok fazla çalışmanız, disiplinli çalışmanız gerek. Bu kadar konsantre bir şeyden sonra da çıkıp başka bir dünya aramanız da söz konusu olabiliyor. Bütün dansçı arkadaşlarımın da yaptığı bu. Çoğu başka mesleklere girmeyi düşünüyor. Çünkü hayatınız boyunca ciddi bir şekilde çalışıyorsunuz. Ancak ben vazgeçemedim.
Orada da yanılmıyorsam saraya davet edildiniz, Chiraclar ağırladı sizi, Fransız vatandaşı oldun..
Vatandaşlık verildi.
Dolayısıyla herkesin sahip olamayacağı lüksler bunlar tabiri caizse. Orada çok büyük bir kariyer varken 'Erkek adamdadan balet olmaz' denilen bir ülkeye niye döner bir balet?
Sonuçta bu ülekde yaşamayı seçiyoruz. Kendi milliyetçilik duygunu, Türkiye'de bazı meselelerin eksik oluşu, bazı şeyler yapabileceğinizi düşünüyorsunuz. Ve buraya dönmek çok zor olmuyor aslında.
Size ilk şunu sormuşlar: Türkiye'de bir erkek olarak bale yapmak nasıl bir his? 'O zamana kadar hiç düşünmedim' diyorsun?
Evet, bir kaldık tabi. Ama Türkiye birtakım değişikliklere hazır. Farklı sunulan bir yapıyı kabul etmeye hazır. Bale yapıp Aspendos'u doldurmak kolay değil. Demek ki Devlet Balelerininin yapması gereken şey starlaşmayı sağlamak. Tiyatrocular bunu bir şekilde yapıyor.
Katılıyorum. Geçenlerde Hakan Aysev konuktu. O da canla başla operayı tanıtmaya çalıştığını söylüyor. Ve çok da fazla operadan dışlanmakla dert yanıyordu? Sende de öyle eleştiriler oldu mu?
Kendi içimizdeki rekabetten kıskançlıklar yaşanmıştır. Bu kaçınılmaz. Bir eser koymaya kalktığımda Devlet Opera ve Balesi bana kapılarını açıyor. Mesela Uluslararası Bale Yarışması yapılacak Türkiye'de..
Evet. İlk defa yapılacak değil mi? Nasıl bir organizasyon olacak? Kültür Bakanlığı destekli mi?
Kültür Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi destekli. Bu yarışmalar şu bakımdan önemli: Kişiler starlaşır orada. Türkiye'de balenin geçmişi 60 yıl. 500 yıllık Fransa kültürü yanında çok az. Benim dışımda da çok güçlü dansçılar var. Onlarla beraber bu zayıf halkayı kuvvetlendirmek için de buradayım.
Birçok yerde de okulun var. Samsun, Diyarbakır, Antep, Mardin, Kayseri değil mi?
İzmit'te de açtık..
İlgi nasıl? Erkek çocuklar mı, kız çocuklar mı..Orada ki sorular veya kim balerin veya balet olmak istiyor? Biraz anlatır mısın?
Şimdi İstanbul kendi başına bir dünya. Orada da kendine ait bir dünya oldu. Diyarbakır'da daha fazla erkek öğrenci var. Tabuların yıkıldığı bir alan oldu orada. Biz İstanbul'da yaşayan insanlar olarak Diyarbakır'ı, Mardin'i çok fazla tanımıyoruz.
Çocuklar mı istiyorlar, aileler mi?
Aileler istiyorlar, çocuklar da istiyorlar. Hangi aile çocuğunun bale yapmasını istemez. Kazandırdığı disiplin, derslerine artı olarak dönüşünü görünce o aylık kursların on yıllık programa dönüştüğünü görüyoruz.
Kolay da bir iş değil bale yapmak. Ayrı bir disiplin, yoğun bir çalışma gerektiriyor değil mi?
Dünyanın en zor mesleklerinden biri olarak kabul ediliyor. Elbetteki son zamanlarımda ellerimdeki kuvvetle Türkiye'ye dönüp bir şeyler yapmalıydım. İhanet içinde olmamalıydım.
Öyle mi hissediyordunuz orada?
Tabi ben elbette biraz daha kalıp son derece refah içinde yaşayıp emeklilik dönemimde Türkiye'ye dönebilirdim.
Annen küçükken sana: 'Okuduğum masalların prensi olmak ister misin?' bale konuşurken..Dolayısıyla sen çok küçük yaşta balet olmaya karar verdin galiba.
Tabii 8 yaşındayken..
Niye? 8 yaşında nasıl bir anda bale girdi hayatına?
Aslında İzmirliyim ben. İzmir'de o sırada Devlet Opera ve Balesi açılmamıştı. 69 doğumluyum...O dönemlerde de siyah-beyaz televizyonumuz dahi yoktu. Bale denildiği zaman balenin varlığını biliyordum ama ne olduğunu bilmiyordum. Devlet Konservatuar'ından bir hoca bizi görüp ilkokuldayken 'Mutlaka konservatuara girmeli çünkü Türkiye çok önemli bir dansçı kazanacak' diye aileme söylediği zaman. Ailem bana bunu sundu ve kararımı bekledi. Anlat dediğimde de bana böyle anlatmıştı annem.
Gerçekten de o temsillerde prens ya da prenses hissidiyorsunuz değil mi kendinizi?
En kötü şey sahne üzerinde rol yapmaktır. Eğer gerçekten içine girip hissetmiyorsanız çok zor. Yani bir buçuk saat boyunca örneğin Kuğu Gölü..Dört perde boyunca resmen bir maratona giriyorsunuz. Yüzlerce hareket silsilesi var. Bu duygularla bütünleşmezseniz o dört perde sadece görev gibi olur.
Bir de oyunculuk var değil mi?
Evet oyunculuk tarafı İkinci Bahr'da başlamıştı. Ama ondan sonra pek bir şey çekmemiştik. Benim için bu kadar hakim olmadığım bir dünya. Ama sonu olmayan bir konu. Biraz daha dert edinebilirsem daha iyi olacak.
Bir anda hayatında bir kalp sorunu çıktı. Ve dans eden bir adamın hayatında. Çok da ağır bir ameliyat geçirdin. Korktun mu? Ki annen de gizli yaptın..
O zamanki şartlarda onu yapmam gerektiğini düşündüm. Tek başıma değildim. Evet çok korktum. Doğum günüme yakın bir dönemde olmuştum.
İnsan ne hissediyor?
Sorun şuydu: Hayatım boyunca delik bir kalple yaşamışım ve farkında değilmişim. Doğuştan beri öyle olduğu için normali bu diye düşünüyordum.
Kalbin çok çarparmış. Hatta kız arkadaşın Berguzar Korel yaslanmış kalbine 'Benim için çarpıyor galiba' demiş..Sonrasında ortaya çıkmış ki aslında bir problem var değil mi?
Haklıydı onun için çarpıyordu! Ama bir sorun da vardı. Zor bir ameliyat ama Allahtan gencim. En zor tarafı yürüyerek ameliyata girmek ordu. Ama sevdiğiniz bir insanın yanınızda olması, uyandığım zaman onu karşımda görmek aşkın, herşeyin çok ötesinde bir şey..Hayat boyunca da unutulmaz.
Hep derler ya bu tarz zor olaylarda aşk güçlenir ya da olay atlatılır aşk biter. Sizinkinde galiba tamamen güçlenerek devam etti.
Mutlaka oldu. Burada büyük bir aşktan bahsetmek istiyorum Elbette bu değer verilmesi ve sahip çıkılması gereken bir durum ben değer veriyorum. Bunlar pekiştiren şeyler.
Aşkın varlığı çok önemli ama bir taraftan da sanatına tutunmanın da seni ayağa kaldırdığını düşünüyorum..
Tabi ki. Öyle bir meslek ki yarattığınız her şey sadece eser olarak değil yetiştirdiğiniz bir çocuk bile sizi yaşar hale getiriyor.
'Mutluluğum uğruna baleden vazgeçebilirim' demiştiniz. Bu çok iddialı bir cümle niçin söyledin?
Yaptığımız her şey mutlu olmak için. Mutsuzluk söz konusu olacaksa insan mesleğinden vazgeçmeyi bilmeli. Yıllar önce geçirdiğim bir diz ameliyatından sonra bunu söylemiştim.
Neden baş dansçıyken istifa ettin?
Hep aynı şeylerin kendi içinde dönüşmesi ve benim bundan sıkılacak olmam. Yeni bir şey bulmam gerekiyordu. Yekta Kara'uya istifamı vermemiştim çünkü beni ikna edecekti. Şimdi iyiki yapmışsın diyor.
Ağır ameliyatlardan sonra karakterler değişir, derler. Doğru mu, sende oldu mu böyle bir değişim?
Bir kere benim haytım çok değerli. Bunu anladım. Diğer yandan insalara daha önyargısız yaklaşmalıyım. İnsani değerlerimin arttığını gördüm.
Hiç düşünmediğin özellikler buldun mu peki?
Girdiğim meseleye çok yoğun girmeye çalıştım. İlişkime daha fazla zaman ayırmam gerektiğini hissettim. Birtakım hataları silmektense onların üzerine gitmeli.
İki ünlü insanın aşkını anlatması güzel ama zor Türkiye'de böyle yaşamak değil mi? 'Biz izoleyiz' diyordun, ona rağmen..Nasıl başa çıkıyorsunuz?
İnsanlar da şunu gözlemliyorum. Ayrılmayacak bir ikili gördüklerini..İnsanların ilişkiye karşı bir güvenşi var. Evet kendimize ait yaşamlarımız oldu. Ama iç içeyiz de aynı zamanda ben daha fazla iç içe olmak istiyorum bu laftan sonra..
Bu kadar izlenmek rahatsızlık yaratmıyor mu?
Berguzar, Kurtlar Vadisi'nde çok ilgi gördü. Benim alışık olduğum şeye yeni yeni alışmaya başladı. O yüzden bir sorun çıkmadı şimdiye kadar.
Kıskançlık oluyor mu iki ego arasında?
Hayır. Bir kere kulvarlarımız farklı. Ben oyuncu değilim, bale dünyasındayım. Öbür tarafa ara sıra gidiyorum. Ama o onun dünyası..
lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji hizmetidir