Dünyanın neresinde olursanız olun, canlı dinleyin!!
::
Sinema Haberleri..
A.R.O.G. sinemamıza yenilik getirdi mi?
07.07.2008 18:15
Cem Yılmaz, A.R.O.G.'la Hollywood'un pazarlama sistemini benimseyerek etki tepki stratejisini uyguluyor.
Farklı alanlardan gelen isimlerin, her ülke sinemasına belli katkılarda bulunduğunu biliyoruz. Örneğin ABD'de sinema yıldızı olan Johnny Knoxville, Steve Carrell ve Sacha Baron Cohen gibi isimler Saturday Night Live kaynaklı TV komedyenleri aslında. Türkiye'de de Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan ve Şahan Gökbakar'ı onlarla özdeşleştirebiliriz. Ama tabii Gökbakar'ı biraz daha kategori dışı tutmak lazım. Zira henüz Türk sinema endüstrisine belli bir katkı yaptığına tanık olmadık.
Erdoğan ve Yılmaz ise, yaptıkları işlerle Türk sinemasının endüstrileşme hareketini başlattılar. Erdoğan için, Vizontele Tuuba ve Organize İşler'de kullandığı helikopter kamera örneği verilebilirken, Yılmaz'ın yaptığı daha farklı bir şey. Cem Yılmaz, A.R.O.G.'la Hollywood'un pazarlama sistemini benimseyerek, 'etki tepki' stratejisini uyguluyor. Bildiğimiz gibi Hollywood'da bir blockbuster vizyona girmeden yaklaşık 1 sene önce teaser fragmanı yayımlanır, 3-4 ay önce ise normal fragman salonlarda gösterilir. Tabii bu süreçte, filmin oyuncularıyla ve setiyle ilgili de çeşitli dedikodular çıkarılır ve basın meşgul edilir. Bu doğrultuda da 'bıktırmak' değil de 'bilinmek' amaçlanır. Çünkü izleyici ne kadar bıksa da bir 'merak' olgusu yaratacaktır bu durum. Buna örnek olarak, Bay & Bayan Smith'in (Mr. & Mrs. Smith) pazarlama stratejisinin, Brad Pitt-Angelina Jolie birlikteliği üzerine kurulması verilebilir.
Peki Cem Yılmaz'ın A.R.O.G. için uyguladığı bu pazarlama stratejisi daha önce Türkiye'de benimsendi mi? Aslında bu soruya 'yavaş yavaş benimseniyor' cevabını verebiliriz. Bu durum da Türk sinema endüstrisinin sanayileşme çabasını gözler önüne seriyor. İlk teaser uygulamasına, 2006'nın sonlarında Sınav filminin öncesinde Derinsu filminin teaserının gösterilmesiyle tanık olmuştuk. Ancak filmin çekimlerine hala başlanmaması nedeniyle bir süre dönebilen teaser, kısa sürede rafa kaldırıldı. Ondan sonra ise Recep İvedik için youtube üzerinde aylar öncesinden 'klip döndürme' stratejisi başlatıldı ve başarılı oldu. Ancak Cem Yılmaz'ın A.R.O.G. için yaptığı daha devrimci bir şey. Filmin çekimi başlamadan kendisini de içeren bir 'ara bölüm' (G.O.R.A.-A.R.O.G. arasında) çekti. Sinemalarda dönen bu teaser da, birçok insanın beğenisini kazanmanın yanında, 'merak' uyandırmayı da başardı. 3 dakikalık süresine rağmen her izlendiğinde kahkalar attırdı, filmin bilinirliğini sağladı ve Türk sinema endüstrisi için büyük bir adım attı.
Cem Yılmaz'ın, pazarlama stratejisini set görüntüleri sonrası yaratılan 'gündem' ile sürdürmesi de, A.R.O.G.'un Hollywood sistemini benimsediğini kanıtlıyor kuşkusuz. Bu da sinemaya verilen önemi arttıracak bir hareket. Bu nedenle, sinemaya böylesine maddi kaynak aktaracak isimlerin girmesinde fayda var. Ata Demirer'in başrolünde oynadığı Osmanlı Cumhuriyeti'nin teaserının vizyon tarihinden önce youtubeda ve sinemalarda gösterilmeye başlanması da A.R.O.G.'un etkisini gösteriyor şimdiden. Gelecekte de böyle planlı 'pazarlama ürünleri' görmek dileğiyle...
Kişi cem yılmaz olunca bilen bilmeyen herkes eleştirmek için sabırsızlıkla savaş baltalarını kuşanmaya çalışıyor ama türk mizahına yeni bir pencere açan bu adam ne yaparsa yapsın tutar çünkü gözlemleyerek hayatı yaşayarak bu meslkete olanlar ekmeğini yer ve yemekte sonuna kadar hakkıdır.yanlız ben a.r.o.g. değilde yeni bir film projesi var sanırım dolmuş şöförü tiplemesi ile, onu bekliyorum
lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji hizmetidir