Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap
 
  Ana sayfa
  HEDİYE KAZAN!
  MAGAZİN AJANDA
  Güncel Haberler
  Gündemdeki Haberler
  Spor Haberleri
  Sinema
  Kültür - Sanat
  Müzik - Eğlence
  Medya - Magazin
  Yaşam
  Dünya
  Siyaset
  İş Dünyası
  Sağlık - Kadın
  Teknoloji
  Eğitim
  Günün Özeti
  Haber Arşivi
  Bizden Haberler
  Otel Bursa
  Mekan Bursa
  Fotoğraf Galerisi
  Rehber Bursa
  Bursa Hakkında
  Bursa Tarihi
  Bursa Haritası
  Bursa'da Ulaşım
  Anket Arşivi
  E-DEVLET
01 03 14 36 39 42  
(4 EKIM 2008)
06 09 10 14 25 + 14  
(1 EKIM 2008)
05 08 12 14 18 19  
22 26 28 30 32 35  
36 42 44 51 55 57  
62 68 77 80  
(29 EYLÜL 2008)
03 22 40 41 43 44  
(2 EKIM 2008)

Dünyanın neresinde olursanız olun, canlı dinleyin!!
 :: Kültür-Sanat Haberleri..
 
 
Agarta değil mesele
19.07.2008 12:25

 
 
Agarta, Ergenekon, Nazizm, Dabbet-ul Arz

Ergenekon operasyonu, Türkiye'ye has iktidar çatışmaları, çetecilik, darbe geleneği, devlet içinde örgütlenmiş bir yapı, sistemden beslenen kontrol dışı güçler, faili meçhuller, siyasi cinayetler çerçevesinde devam etseydi kolaydı. Bize tanıdık gelen bir konuydu, anlayabilmemiz mümkündü.

Hatta, daha ileri gidip bir sistem revizyonu olarak ele alınsaydı, 1990'larda başlayan 21. yüzyıla yönelik büyük dönüşümün Türkiye boyutu olarak ele alınsaydı, yine lardık. Sadece 'Türkiye 1990'larda yapması gerekeni on beş yıl gecikmeyle yapıyor' derdik. Daha da ileri gidip, ulus devletlerin tasfiyesi ekseninde tartışsaydık bile anlamamız mümkündü. Doğru yanlış başka bir şey, ama bu argümanlarla en azından neler olduğunu fark ederdik, en azından bir resim görürdük.

Çok tuhaf bir noktaya geldi. Türkiye boyutlarından taştı. Yüzyılları, bin yılları aştı. Geleceğe değil, bilinen tarihin daha da gerisine gitti. Böyle olunca da, olayın ürkütücü ne kadar yanı varsa kaybolup gitti. Eminim bir merak, heyecan dalgası başlattı. Hep duyduğumuz ama yakından ilgilenmediğimiz efsaneleri bugüne taşıdı. Bu yönüyle Ergenekon iddianamesi, 'tarihi' bir özellik kazandı. Ergenekon az çok bilinen bir efsaneydi. Ama Agarta bilinmeyen bir tarih. Türkiye'nin tartıştığı geyrimeşru iktidar kalkışmasının böyle bir efsaneyle iddianamede yer alması, zihinleri karıştırdı.

Şimdi, Nazizmin doğuşundan kayıp kıtalara, Mu uygarlığının nasıl sona erdiğinden Ari ırkı arayışlarına, yüksek teknoloji ürünü silahlardan seçilmiş kavim hikayelerine, Hint mistizminden ezoterizme, Nazi karargahlarında bulunan Alman üniformalı Tibetliler'den Kabbala'ya, Himalayalar'da olduğu iddia edilen hayali cennet Şangri La'dan okyanus altında ya da Orta Asya'nın altında olduğu hayal edilen Agarta'ya, gizli/gizemli tarikatlerden bu tarikatlerin yönettiği devlet ve güçlere, Hitler'den sonra ABD'nin sahiplendiği tek dünya hükümranlığından Thule örgütüne, Grönland'daki Thule hava üssünden bu isimle Zülkarneyn peygamber arasında bağlantı kuranlara ve 'gamalı haç'a kadar bilinen, daha doğrusu bilinemeyen ne varsa hepsini tartışmak zorunda kalacağız. Bugünden geriye doğru birkaç bin yıla değil, tahminen on üç-on altı bin yıl öncesi olayları bilmeye uğraşacağız.

Agarta'nın efendisinin yeryüzündeki ilahi temsilci olmasından 'Kutsal Dağ' ve 'Dünyanın Merkezi'nin neresi olduğuna, 'ataların kutsal mağaraları'ndan 'gizli ülke' inanışlarına, Agarta ile Şambala çatışmasından Mu'nun dört büyük enerjisine, Hindistan'da bulunduğu söylenen nükleer saldırı kalıntılarından Mu uygarlığının nükleer silahlarla yok olduğu söylentisine, buradan kurtulan 'seçilmişler'den bugünkü Uygurlar'ın söz konusu uygarlıktan kalma olduğuna ve Atatürk'ün meşhur ilgisinden Türkler'in buradan geldiğine, 'Hint'teki Tevrat'tan Agartalı olmanın kurallarına, iç içe yaşadığımız ama dördüncü boyutta oldukları için göremediğimizden Dabbet'ul Arz'a, ölümsüzlük efsanesinden Hazar efsanelerine kadar ne çok bilmemiz gereken şey çıktı ortaya.

Ama gariptir, aynı efsaneler Hint'te var, Mısır'da var, Kuzey ülkelerinde var, Rusya'da var. Tıpkı Armageddon inanışı gibi. Hintliler ve Tatarlar'a göre bu yer Moğolistan'da, Mısırlılar'a göre çok çok uzak bir yerde, Ruslar'a göre Sibirya'da, bazılarına göre kutuplarda, bazılarına göre ise okyanusun altında.

Aydoğan Vatandaş (Agarta-Timaş Yayınları), bu konuları yakından izleyen bir isim. Agarta değil, özellikle Thule örgütüne dikkat çekiyor. Nazizmin, ari ırkı arayışının, siyasi ve askeri örgütlenmenin temeli bu örgüt gösteriliyor. 'Agarta değil mesele. Thule örgütüyle bağlantısı önemli. Agarta çok efsanevi ve de fantastik bir konu. Dolayısıyla sıkıntılı. Ama Thule gerçek ve Agarta efsanesi yani oyuk dünya görüşünden etkilenmişler... Thule ve Nazi bağlantısı üzerinde durulmalı ve bu Agarta gerçekti demekten ziyade, bakın bu adamlar ne tür şeylere inanmışlar demek gerek' diyor. Hem Naziler hem de Ergenekoncular aynı felsefeye inanmaları çok garip!

Asıl söylemek istediğim şu: Ergenekon'u bir kenara bırakalım. 1990'dan bu yana yayınlanan fantastik kitaplara, çevrilen büyük bütçeli filmlere dikkat ederim hep. Yüzüklerin Efendisi'nden Lost dizisine, Harry Potter serisinden Matrix'e, sermaye ve gücün desteklediği filmler ve yayınlar serisine özellikle dikkat ederim. Bununla beraber ezoterizmin bu denli yaygınlaşmasına da. Hatta bir zamanlar Yeni Şafak yönetimine, konunun öneminden söz ederek, bir dizi hazırlanmasını bile teklif etmiştim.

Konu şu: 21. yüzyılda sadece dinler yeniden meydana inmiyor. Mitolojiler, efsaneler, masallar, fantastik hikayeler dikkat çekici biçimde gündelik hayatımızı yönlendirecek derecede meydana iniyor. Sanki yeni yüzyıla, geleceğe dair yeni bir düşünce biçimi, yeni bir din algısı şekillendirilmeye çalışılıyor. Bu eğilimin, 21. yüzyıla dönük hükümranlık hedefleriyle birebir örtüştüğüne inanıyorum ben.

İşte tam da bu dönemde, Türkiye'de bir operasyon, söz konusu tabloyla örtüşür vurgular içeriyor. Bu kadar önemli bir güvenlik sorunu, Türkiye'nin temel sistem sorunu, on beş bin yıl öncesinin efsaneleriyle birlikte tartışılıyor. Türkiye Cumhuriyeti yüz yaşında bile değil. Biz iddianameyi on bin yıl öncesiyle birlikte anlamaya çalışıyoruz. Peki, böyle bir zihinsel ilgi döneminde, böyle bir vurgunun Ergenekon mensuplarını efsaneye dönüştürme ihtimalini düşünen var mı?
(İbrahim Karagül)


Kaynak: internethaber

 
         
 

  :: Yorumlar
Hiç yorum yazılmamış, ilk yorumu siz yazmak için tıklayın.

  ::Bu kategoride ay içinde en çok okunan haberler
Da Vinci´nin yemeğindeki şifre
Da Vinci´nin yemeğindeki
Çok satan kitaplar
Çok satan kitaplar
NotosÖykü, Kafka´nın 125. yaşını kutladı
NotosÖykü, Kafka´nın 125
Dünyanın tanıdığı bizim tanımadığımız Türk
Dünyanın tanıdığı bizim tanıma
Bilmemiz Gereken 101 Şey
Bilmemiz Gereken 101 Şey
  ::Bu kategorideki diğer haberler
Washington´da Türk Kültü...
Washington´da Türk Kültürü Festivali ABD'de Türk kültürünü tanıtım amacıyla Türk Kültürel Vakfı'nın (TCF) maddi desteğiyle Washington Türk-Amerikan Derneği ( ...
Ünlü oyuncuya ahlaksız teklif...
Ünlü oyuncuya ahlaksız teklif Kurtlar Vadisi Irak ve Cennetin krallığı filimleriyle tanıdığımız Suriyeli oyuncu, ahlaksız teklife hayır dedi.

Die Welt, bazı Türk yazarların...
Die Welt, bazı Türk yazarların kitaplarını tanıttı Alman 'Die Welt' gazetesi, 14-19 Ekim 2008 tarihlerinde düzenlenecek ve Türkiye'nin bu yıl onursal konuğu olduğu 60'ıncı ...
En çok Piercing´de zorla...
En çok Piercing´de zorlandılar Venedik Film Festivali'nin bu sene ki galibi Güreşçi. Filmin başrol oyuncularından Marisa Tomei çekim sırasında bakın en ...
Dünyanın tanıdığı bizim tanıma...
Dünyanın tanıdığı bizim tanımadığımız Türk Besteleri dünya senfoni orkestralarında çalınan senfonik müzik bestecisi Tolga Zafer Özdemir, Türkiye'de tanınmamaktan y ...
Enver paşa 3 gün önce söylemiş...
Enver paşa 3 gün önce söylemiş Sultan II. Abdülhamid'in saray ressamı Fausto Zonaro'nun, 84 yıl sonra yayınlanan anıları, dönemin siyasi ve sosyal olay ...
Bilmemiz Gereken 101 Şey...
Bilmemiz Gereken 101 Şey Kolay gibi görünen birçok işi doğru yapmanın yolları

Tüm dünyada 6 buçuk milyon satan Nasıl Yapıldığını Bilmemi ...
Osman Hamdi´ye vize verm...
Osman Hamdi´ye vize vermedik Londra'daki bir sergi için Pera Müzesi'nden Osman Hamdi Bey'in 'İki Müzisyen Kız' tablosu istendi. Ancak, araya bakanlık ...
NotosÖykü, Kafka´nın 125...
NotosÖykü, Kafka´nın 125. yaşını kutladı İki aylık edebiyat dergisi NotosÖykü'nün yeni sayısının kapak konusu 'Kafka, Bir Efsanenin Doğuşu' başlığını taşıyor
Halide Nusret ile yeniden...
Halide Nusret ile yeniden Halide Nusret Zorlutuna'nın eserleri yıllar sonra yeniden okurlarla buluşuyor.

Türk edebiyatının bu önemli kale ...
 Diğer 10 Haber..
  »  Da Vinci'nin yemeğindeki şifre ... ( 04.10.2008 - 03:00)
  »  Çok satan kitaplar ... ( 03.10.2008 - 23:00)
  »  Mamma Mia İstanbul'a geliyor ... ( 03.10.2008 - 20:00)
  »  Anti-Nobel ödülleri sahiplerini buldu ... ( 03.10.2008 - 19:56)
  »  Saniyede 11.5 YTL kazandı ... ( 03.10.2008 - 18:47)
  »  R.E.M sahne alacak ... ( 03.10.2008 - 17:30)
  »  Nobel haftaya sahibini buluyor ... ( 03.10.2008 - 15:00)
  »  10. New York Türk Filmleri Festivali başlıyor ... ( 03.10.2008 - 12:30)
  »  Nazım´ın bilinmeyen tablosu ... ( 30.09.2008 - 20:00)
  »  Dali sergisi sürüyor ... ( 30.09.2008 - 08:15)
 
 
 
I  güncel haberler  I  spor haberleri  I  sinema  I  kültür-sanat  I  müzik-eğlence  I   medya-magazin   I   iş dünyası  I  sağlık  I  eğitim  I
I  mekan.bursa  I  fotoğraf galerisi  I   rehber.bursa  I  haber arşivi I  bursa tarihi   I  hakkımızda  I  reklam  I  iletişim  I  yasal uyarı  I

lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji hizmetidir