Dünyanın neresinde olursanız olun, canlı dinleyin!!
::
Magazin Haberleri..
Oyuncu her rolü oynamalı
27.08.2008 18:15
Vildan Atasever, 'İki Genç Kız'la kazandığı Altın Portakal ödülü için, 'Zaten iş hayatında disiplinliyim, sırtıma yük verdi. Kendime güvenim geldi, emin adımlarla ilerliyorum mesleğimde' diyor.
'Bıçak Sırtı', 'Kader', 'İki Genç Kız', 'Kadın İsterse' gibi rollerle televizyon ve sinema dünyasında kısa sürede adını duyuran Vildan Atasever, 42. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ve 18. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde aldığı en iyi kadın oyuncu ödülleriyle de başarısının tesadüf olmadığını gösterdi.
Zaman zaman ağır eleştirilerin hedefi olurken, özel hayatıyla ilgili de yazılmadık hiçbir şey kalmadı oyuncunun. Ancak o bu durumdan fazlasıyla sıkılmış gözüküyor. 'Burnu havalarda' denmemesi için de 'Nereden geldiğimi ve nereye gideceğimi hiç bir zaman unutmadım' diyor. En çok da özel hayatıyla gündeme gelmekten rahatsız olan Atasever bu konuda net konuşuyor: 'Ben oyuncuyum sadece işimi yapıyorum. Özel hayatım kimseyi ilgilendirmiyor.'
Yeni yayın döneminde Show TV'de ekrana gelecek 'Gece Sesleri'nin Çatalca'daki setinde sohbet ettiğimiz oyuncu, dizide oynadığı Aslı karakterini, rolü nasıl kabul ettiğini, Altın Portakal'da aldığı ödüllerin neler kazandırdığını ve gelenek ile yenilik arasındaki çizgide nerede durduğunu anlatıyor...
Ayşe Kulin'in romanından uyarlanan 'Gece Sesleri'nde Aslı'yı oynuyorsunuz. Karakterinizden bahseder misiniz?
Ayrılmış bir anne babanın, yıkılmış bir yuvanın çocuğuyum. Ayrılmış bir ailenin çocukta oluşturduğu psikolojinin nasıl olduğunu görecek izleyici Aslı'da. Onun dışında idealleri olan, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan, kimseyi dinlemeyen, kendi kafasına buyruk, özgür ruhlu bir kız Aslı...
Bu rolü özgür ruhlu olmasından dolayı mı seçtiniz?
Hiç bir zaman şu karakteri isterim demedim. Karakter kurallarım olmadı. Ancak kadın hikâyeleri çok hoşuma gitti. Ayrıca bir oyuncunun her rolü oynaması gerektiğine inanıyorum. Genç bir kız... İdealist ve hırslı olması bana uyuyor. Kendi doğrularının peşinde gitmesi... Şu özelliği var; dobra... Söylemesi gereken bir şey varsa onu söylüyor ve bunu da çok seviyorum. Açık yürekli biri... Çok iyi bir iş ve bu iyi enerjimiz umarım seyirciye de geçer. Ayrıca ilk defa Özgür Çevik ve İsmail Hacıoğlu ile birlikte rol alıyoruz.
Romanda üç dönem anlatılıyor. Peki dizide romana birebir uyulacak mı?
Romanda üç dönem var, ama biz yeni kuşağı oynuyoruz, yani günümüzü... Kitapta 15 yıl önceki hikâyeler daha olgun ve idealist oyuncuların genç halleriyle görülüyor. Fazla anlatırsam açık etmiş olurum, sürprizi kaçar dizinin. İzleyiciye de saygısızlık olur. O yüzden eski kuşak olmadan sadece günümüze uyarlanan bölümleri romana sadık kalarak uyarlanıyor. Şu anda üçüncü bölümünü çekiyoruz. Darbe dönemleri yok ama, bazı sahnelerde geldiğimiz noktayı geri dönüşle anlatıyoruz.
'Geleneklerime sadığım'
Dizide bir yenilikçi gelenekçi çatışması var. Siz gerçek hayatta hangisini tercih ediyorsunuz?
Geleneklerime sadık kalarak ama yeni hayatı ve günümüzü kaçırmadan yoluma devam etmeye çalışıyorum. Maneviyatıma sadık kalarak günü takip ediyorum. Ayrıca nereden geldiğimi, kim olduğumu, nereye gideceğimi çok iyi biliyorum. Bu hayatta sonumun ne olduğunu iyi biliyorum. Fazla da kötümser konuşmak istemi-yorum çünkü günümüzde o kadar kötü şeyler oluyor ki... Türkiye'nin iyi şeylere ihtiyacı var.
Başrolde üç genç var bu dezavantaj mı avantaj mı?
Üç kişiyle kısıtlamayalım çünkü burada bütün oyuncuların hikâyesi var. Hikâye şu anda üçümüz arasında gidiyor. Tecrübeyi yaşa bağlayamazsınız. Genç olan ve çok başarılı olan kişiler de var. Ayrıca çok büyük ustalar da var dizimizde...
Romanda sizi en çok ne etkiledi?
Kadın hikâyeleri ve durumları var. O kadın hikâyeleri beni çok etkiledi. Geçmişte yaşadıklarıyla günümüzde yaşadıkları olaylar beni çok etkiledi.
'Artık daha seçiciyim'
Altın Portakal size ne kazandırdı. Önünüzü açtı mı?
Altın Portakal aldım, müthiş bir oyuncu oldum diyemem. Çünkü başarı geldi, tamam ben oldum dediğin anda yeniden başlıyorsun. Ancak önümü açtı, bu doğru. Türk Oscar'ı diye biliniyor. Bir de sizin için tescil oluyor. Ödüllü bir oyuncusun artık. Ancak yaptığın işlerle devamlılığı sağlamak yine senin elinde. Ödül alınca her şey bitmiyor yani. 'İki Genç Kız' filminde verildi bana Altın Portakal. Jüri beni o filmimle değerlendirdi. Ama seçici oldum ödül sayesinde. Zaten iş hayatında disiplinliyim, sırtıma yük verdi. Kendime güvenim geldi emin adımlarla ilerliyorum mesleğimde.
Yıllar sizde en çok neyi değiştirdi?
Geçmişle bugün aynı Vildan Atasever'im. Değişmedim, yaş ilerledikçe sakinleşmeye, düşünmeye başlıyorsun. Eskiden çok heyacanlıydım artık değilim. Sakin düşünüyorum. Her gün her yaşadığınız olaydan bir tecrübe kazanıyorsunuz. Savaşlar, çevremizdeki ölümler bizi biraz daha büyütüyor.
Bu sene tatil yapabildiniz mi?
Tatil yaptım ama sizler göremediniz... Daha sakin yerleri tercih ettim.
Özel hayatım kimseyi ilgilendirmez
Özel hayatımla gündeme gelmek istemiyorum. Şahsen ben oyuncuyum, benim işim oyunculuk, ben sadece işimi yapıyorum. Özel hayatım kimseyi ilgilendirmiyor. Seyirciyi hele hiç ilgilendirmiyor. Onlar benim oynadığım filmime, projeye bakıyor. Özel hayatımla konuşulmak istenmiyorum. Ama malesef Türkeye'de bu çok oluyor. Ben daha çok ev hayatını seviyorum. Ailemle birlikte olmayı, sohbet etmeyi seviyorum.
Biraz da tercih meselesi bu...
Vildancım seni tebrik ederim güselim.umarım tüm sinemacılarında senin gibi gençlere umut verici planlarla sinema dünyamıza kazandırmalarını isterim tekrar tebrik ederim.
lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji hizmetidir