Dünyanın neresinde olursanız olun, canlı dinleyin!!
::
Sinema Haberleri..
Vicdan Nurgül Yeşilçay filmi değil
13.10.2008 12:27
Nurgül Yeşilçay'lı haberlerle gündeme gelen 'Vicdan' filminin yönetmeni Erden Kıral ve oyuncusu Murat Han konuştu
Çekimleri boyunca Nurgül Yeşilçay'lı haberlerle basında yer alan 'Vicdan' filminin yönetmeni Erden Kıral ve diğer başrol oyuncusu Murat Han Milliyet Cafe'den İlknur Taş'a konuştu.
Yapımcılığını Cem Özer'in yönetmenliğini ise Erden Kıral'ın üstlendiği 'Vicdan' vizyona girdi. Filmde başrolleri Nurgül Yeşilçay, Murat Han ve Tülin Özen paylaşıyor. Kıral, gazetelerin üçüncü sayfalarındaki haberlerden yola çıkarak yazdığı filmi doğaçlama çekerek Türkiye'de bir ilke imza attığını söylüyor. Filmde abartılmış duygular, saplantılı ilişkiler, vicdan temaları ile ayakta kalmaya çalışan insanların dünyasına yer verildiğini söyleyen Kıral, 'Oyuncuyu yönetmedim gözlemledim' diyor.
Erden Kıral'la çalışmanın çok kolay olduğunu söyleyen Altın Portakallı oyuncu Murat Han ise 'Çok özgür bir ortamda oyunculuk yaptık. Ancak İzmir inanılmaz sıcaktı. Kömür tozları arasında çalışırken çok zorlandık' diye konuşuyor.
Erden Kıral:
Oyuncuları yönetmedim, gözetledim
Film vizyona girdi. Çekimler nasıl geçti?
Evet 10 Ekim'de 120 kopyayla vizyona girdi filmimiz. Çekimler İzmir'de yapıldı. İnanılmaz bir sıcak vardı. Ama daha çok gece sahnesi yazdığım için işimiz biraz daha kolaylaştı. Gündüz sahnelerinde çok zorlandık. Özellikle Murat'ın çekimleri kömür ocağında yapıldı. Sobalar yanıyordu ve ısı 60 dereceyi buluyordu. Kömür tozu ve sıcak beni çok etkiledi. Ben maskeyle çalıştım ama Murathan maskeyle çalışamazdı. Çok zor koşullarda çektik sahneleri. Her şeye rağmen problemsiz geçti set.
'Vicdan'ın hikayesi nasıl doğdu?
Üçüncü sayfa haberlerini okuyan ve çok etkilenen biriyim. Bir gün yine böyle bir haber okudum ve bu haber üzerine İzmir'e gittim. Cinayeti işleyen kadınla görüşmek istedim ama konuşamadım. Kadının ruh halini gördüm. 'Bir kitap yazacağım sizinle görüşmek istiyorum' dedim ama kabul etmedi. Sonra yine İzmir'de tuğla fabrikasında çalışan ve Cem Yayınları'ndan kitap çıkaran Hasan Özkılıç'ın iki öyküsünü okudum ve çok etkilendim. Ezber bozan hikâyelerdi bunlar. O haberle bu öyküleri birleştirip harmanladım. Raşit Çelikezer kaleme aldı senaryoyu. Ardından oyunculara senaryoyu verdim ve olumlu yanıt alınca hemen ekibi kurup çekimlere başladım.
Nurgül Yeşilçay, Murat Han ve Tülin Özen gibi ödüllü oyuncularla çalıştınız. Sizi yönetmen olarak zorladılar mı?
Herkese filme gidip oyuncuları izlemelerini söylüyorum. İlk defa doğaçlama bir film çektim. İyi bir ön çalışma yaptık. Doğaçlama bir film çektik ve çok iyi bir sonuç aldık. Murat Han sinemada ilk defa doğaçlama çalıştı. Buna rağmen atmosfere uydu ve doğaçlamalar yaptı. Diyaloğunu değiştirmese bile oldukça rahat davrandı kamera karşısında. Zamanlamasını kendi ayarladı. Ben sadece oyuncuları gözetledim. Öyle doğaçlama bir ortam yaratmak istedim.
Tam olarak nasıl bir ortamda çalıştı oyuncular?
Seyirciye kamerayı hissettirmeden çalıştım. Kendim de hissetmemeye çalıştım. Yönetmen olarak kendimi çok geriye çektim. Filmde belgesel havası yok ama bir belge filmi gibi baktım ben. Murat'ın, Nurgül'ün, Tülin'in üzerine bir belgeselmiş gibi baktım. Filmde bir mizansen var. Dolayısıyla bu film benim öteki filmlerime benzemediği gibi Türkiye'deki filmlere de benzemiyor.
Normal şartlarda sete hakim olan yönetmentir. Doğaçlama pek tercih edilen bir yöntem olmasa gerek.
Doğaçlama yapabilmek için 10 yıl yönetmenlik yapmak gerekir. Ben sette herkesi dinlerim. Oyuncuya kadar set ekibine de yönelirim. Herkesten fikir alırım çünkü aklın yolu birdir.
Murat Han:
Kömür tozları arasında çalışmak zordu
Amerika'da yaşarken, Türkiye'ye gelip 'Mutluluk' filminde oynadınız. Filmin kadrosuna nasıl dahil oldunuz?
Amerika'dan ailemi ziyarete gelmiştim. Film için deneme çekimleri yapıldığını duydum ve gittim. Zeynep Belkıs beni gördü ve 'İşte aradığımız Cemal karakteri' dedi. Uzun bir deneme çekiminden sonra 'Mutluluk' filmine dahil oldum.
'Mutluluk' filmi hayatınızın dönüm noktası mı?
2006 yılında beni Türkiye'ye getiren bu film oldu. Benim adıma çok iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. O yüzden 'Mutluluk' benim için mutluluk oldu. İlk filmimle Antalya Altın Portakal ödülünü aldım. Yıllarca çalışan, emek veren ve bu ödülü alamayan oyuncularımız var. O anlamda kendimi çok şanslı görüyorum.
Ödülden sonra muhakkak birçok film teklifi almışsınızdır. Size 'Vicdan' filmine evet dedirten ne oldu?
'Mutluluk'tan sonra ciddi anlamda çok sayıda teklif geldi. Onlarca senaryo okudum. Çok sinema filmi yapılıyor ancak bunlardan sadece birkaçı kaliteli işler. Yaklaşık 10 sinema filmini redettim. 'Mutluluk' filmiyle çıta belli bir seviyeye yükselmişti ve o çıtayı düşürmek istemedim. 'Vicdan' filminin gerçek hayattan alıntı olması çok ilgimi çekti. Oynadığım Mahmut karakterinin içine girdiği çıkmazlar çok hoşuma gitti. Böyle bir karakter bir oyuncu için oynaması zor ve ben de bunu seviyorum. Ne kadar zor rol olursa, o kadar hoşuma gidiyor.
Mahmut nasıl bir karakter?
Mahmut tuğla fabrikasında çalışıyor. Âşık olduğu bir kız var ama onunla evlenmeyi seçmemiş. Aşkını değil ailesinin istediğiyle evlenmiş. Büyük hayalleri var. Bir bar sahibi olup güç sağlamak için bar kapısında çalışmaya başlıyor. Ama öyle bir yetisi olmamasına rağmen sürekli hayal dünyasında yaşıyor. Mahmut'un dramı da burada zaten. Bu onu bir çıkmaza sürüklüyor.
Filmin çekimleri oldukça sıcak bir havada gerçekleşmiş.
Çekimler gayet güzel geçti. Tam söylenen zamanda bitirildi. Çok zor şartlar altında çalıştık. Gündüzleri inanılmaz sıcak vardı. O sıcakta içeride kömür tozuyla birkaç gün çalıştık ve inanılmaz zorlandık. Onun dışında çok özgür bir ortamda çalıştık. Kameranın açısını düşünmeyip doğaçlama oynuyorduk. Oyunumuzu bize verilen alanlarda istediğimiz gibi sergiledik. Zor şartlara rağmen güzel bir iş çıkardık.
Erden Kıral zor bir yönetmen mi?
Tam tersi çalışması çok kolay bir yönetmen. İleşitimle ilgili hiç problemimiz olmadı. Bir önerimiz olduğu zaman dinliyordu. Yeni fikirlere çok açık bir insan. Bizlere de şans tanıdı. O anlamda birlikte çalışmak çok kolay ve rahat oldu.
Evet, 'Vicdan' bir Erden Kıral filmi
Murat Han'ı 'Mutluluk filmindeki performansından dolayı mı projeye dahil ettiniz?
Kesinlikle. Murat Han o filmde hem beden dilini, hem de yüzünü çok iyi kullanmıştı. onu gördüm ve hemen projeye dahil etmek istedim.
Başından beri 'Vicdan' filminin Nurgül Yeşilçay filmi havası estirildi. Bu sizi rahatsız etti mi?
Bu film bir Nurgül Yeşilçay filmi değil. Bu filmde üç başrol oyuncusu var. Nurgül Yeşilçay, Murat Han ve Tülin Özen. Bu sıralamaya göre üç oyuncu da Antalya Altın Portakal'da aday gösterildi. Bu durum hiç hoş değil. Nurgül Yeşilçay daha fazla filmde oynadığı ve medyatik bir yüz olduğu için böyle bir durum ortaya çıktı diye düşünüyorum. Set günlerine baktığımızda Murat Han onlardan bir gün daha fazla çalıştı.
Her şeyden öte 'Bir Erden Kıral filmi' diyelim o zaman biz 'Vicdan'a.
Bunu söylemek bana düşmez, ama evet 'Bir Erden Kıral filmi'. Büyük bir rekabet var. Bu rekabet içinde insanlar kendilerini pazarlıyorlar. Çünkü düzen bunu emrediyor. Benim bu yaştan sonra daha rahat etmem gerekiyordu, ama edemiyorum. Filmimin tanıtımını yapmak zorunda kalıyorum. Acımasız rekabet içinde ben de varım maalesef.
Birçok Türk filmi vizyona giriyor. Siz bu rekabet ortamında filminizle ilgili nasıl bir gişe bekliyorsunuz?
120 kopyayla gösterime girdiğine göre belli bir sınırı aşacak diye düşünüyorum. Sayı vermek ne kadar doğru olur bilemem ama çok insanın bu filmi izleyeceğini öngörüyorum. Oldukça net, açık ve gerçekçi bir film olduğu için seyircinin ilgisini çekecek.
Bence biz çok iyi bir üçlü olduk
Türkiye'de kısa bir süre içinde çok yol aldığınızı düşünüyor musunuz?
İki yıldır Türkiye'deyim. ondan öncesinde 14 yıllık bir zaman var ve bunun sekiz yılı eğitimle geçti. Bilkent Üniveristesi Tiyatro Bölümü mezunuyum. Ardından Amerika'da oyunculuk akademisi ve eğitmenlik var. Amerika'ya gitmeden önce de teklif almıştım ama eğitime ağırlık vermeyi seçtim. Verseydim muhtemelen Türkiye'de 10 yıllık bir geçmişim olacaktı. Hak ederek buralarda olduğuma inanıyorum. Hem fiziksel, hem de zihinsel olarak çok çalıştım.
Filmin doğaçlama çekilmesi bir oyuncu olarak sizi nasıl etkiledi?
Ben karakterle ilgili her zaman çalışma yaparım. Genelde senaryoya bağlı kaldım ama sahne içindeki özgürlüğüm vardı. Senaryoya bağlı özgür bir oyunculuk sergiledim. Farklı bir film oldu. Alışık olduğumuz sinema filmleri gibi değil. Erden Bey daha kör noktaları ortaya çıkarmayı seviyor. Filmi izleyince ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Ben memnunum umarım izleyici de beğenir. Umarım gişesi iyi olur ve yurtdışında Türkiye'yi güzel temsil edebilir.
Filmin Nurgül Yeşilçay filmi olarak ön plana çıkması sizi rahatsız etti mi?
Bu bir ekip işi. Ben herkesle çok uyumlu çalıştım. O yüzden böyle bir rahatsızlık hissetmedim. Benim için filmde Tülin Özen neyse Nurgül Yeşilçay da oydu. Herhangi bir fark yoktu aralarında. ikisiyle de aynı seti paylaşmak mutluluk vericiydi. İkisiyle de güzel bir elektiriğimiz oldu. ikisi de iyi oyuncu. Bence biz, çok iyi bir üçlü olduk.
Valla nurgül yeşilçay filmi mi değil mi ben bilmiyorum ama film çok kötü.kimse gitmesin üstüna basa basa diyorum gitmeyin.film bir saat kadar sürüyo zaten.paranıza yazık olur.
Bence de nurgül yeşilçay filmi olmamalı zaten..sonuçta oyuncu olsalarda arkada koskocaman bi ekip var..herkes emek harcamış.. herkes nurgül kadar iyi bir iş çıkarmış..
lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji hizmetidir