Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap
 
  Ana sayfa
  HEDİYE KAZAN!
  360 Derece Bursa
  Bursa Haberleri
  Gündemdeki Haberler
  Spor Haberleri
  Sinema
  Kültür - Sanat
  Müzik - Eğlence
  Medya - Magazin
  Yaşam
  Dünya
  Siyaset
  İş Dünyası
  Sağlık - Kadın
  Teknoloji
  Eğitim
  Günün Özeti
  Haber Arşivi
  Bizden Haberler
  İSTATİSTİK
  Otel Bursa
  Mekan Bursa
  Fotoğraf Galerisi
  Rehber Bursa
  Bursa Hakkında
  Bursa Tarihi
  Bursa Haritası
  Bursa'da Ulaşım
  Anket Arşivi



03 05 14 16 37 40  
(13 MART 2010)
03 07 16 22 29 + 07  
(17 MART 2010)
01 04 09 11 13 15  
16 21 27 30 34 36  
41 44 48 54 61 70  
73 74 75 80  
(15 MART 2010)
04 09 14 22 45 51  
(11 MART 2010)

 :: Güncel Haberler..
 
 
28 Şubat'ta neler oldu ?
24.02.2007 11:37

 
 
Postmodern darbenin paşası ile RP'li bakanı 10 yıl sonra konuştu. REFAHYOL'un Adalet Bakanı Kazan 1997'deki 28 Şubat'ı star'a anlattı. Kazan, 28 Şubat'ın Pentagon'da planlandığını ve MGK'da açıklanan 18 maddeyi de Çevik Bir'in ABD'den getirdiğini söyledi.
.
İKİ darbe bir muhtıra gören Türkiye 28 Şubat 1997'de tankların yine sokağa çıktığını gördü. Ancak bu sefer Ankara'nın Sincan İlçesi'nden geçen tanklar ‘balans ayarı' yaparken Türk halkı da sandıktan çıkan REFAHYOL Hükümeti'nin ‘Postmodern Darbe' ile iktidardan düşürüldüğüne şahit oldu. Necmettin Erbakan Başbakanlığı'ndaki REFAHYOL Hükümeti'nin Adalet Bakanı Şevket Kazan darbenin 10'uncu yılında önemli açıklamalar yaptı:

28 ŞUBAT süreci Türkiye içinde ve dışında planlandı. REFAHYOL 8 Temmuz 1996'da güvenoyu aldı. 18 Temmuz'da ABD'de Washington Enstitüsü'nde bir panel düzenlendi. Buradan ‘Erbakan'ın izleyeceği politikaların ABD ve İsrail'in lehine olmayacağı ve refüze edilmesi gerektiği' sonucu çıktı.

SÜREÇ TÜSİAD'ın ‘Refah'ın önlenemez yükselişi' raporuyla başladı. O yıl TÜSİAD her yıl Ankara'da yaptığı kongreyi iptal etti. Meğerse Türk-Yunan İşadamları Konseyi adı altında Atina'da bu toplantı yapılmış. Bu toplantı hem Atina'da, hem oradaki ABD Büyükelçiliği'nde oldu.

ATİNA'DAKİ ABD Büyükelçiliği'ndeki toplantıya TESK, TÜRK-İŞ ve DİSK Başkanları da katıldı. Kuvvetli tahminim o tarihlerde tedavi için yurtdışında olduğu söylenen Güven Erkaya'nın da bu toplantıda olduğudur. 1 Ocak'ta başlatılacak organize muhalefet eylemlerinin hazırlığı orada yapılmıştır.

TÜSİAD üyesi Jak Kamhi, ABD'de The Round Table (Yuvarlak Masa) denilen ve dünya siyasetine egemen olan masanın üyesi. TÜSİAD'ın raporu buraya gönderiliyor. The Round Table'da ve CFR'de (Musevi kuruluşu) ‘Refah hükümeti en kısa zamanda sona erdirilmelidir' kararı veriliyor. Pentagon'da plan hazırlanıyor. Plan, Refah Partisi'ni kapatmak değil. Refah Partisi'ni sözlerinden caydırıp halkın nazarından düşürmek.

DAHA sonra 18 madde diye bildiğimiz MGK bildirisindeki maddelerin hazırlıkları orada yapılıyor. Pentagon'da askeri, CFR'de politik yönden yapılıyor. Hatırlayacaksınız 25 Şubat tarihinde Çevik Bir Amerika'ya gitmişti. Çevik Bir'e JİNSA'da üstün hizmet madalyası taktılar. Oradan o 18 maddelik talimatı aldılar, geldiler; 28 Şubat MGK gündemine koymak istediler.

SUSURLUK olayının ardından başlayan toplumsal duyarlılık 28 Şubat'a kanalize edildi. Gazetelerde ‘Yarın her şey başka olacak' ilanları ve ‘Bu defa sivil kuvvetler halletsin' yazıları çıktı.

ACZMENDİLER, Fadime Şahin-Müslüm Gündüz olaylarını JİTEM planladı. Kiminle organize ediyor? Sisi ile (Seyhan soylu).

BAŞBAKANLIK Konutu'nda tarikat liderlerine iftar yemeği verilmesi olayı da abartıldı. Sadece Fethullah Hoca ve Çarşambalı Mahmut Efendi'ye davetiye gitmiş.

Ama isimlerini bildiğiniz bilmediğiniz ne kadar tarikat şeyhi varsa hepsinin isimleri çarşaf çarşaf gazetelere dökülmüş. Demek ki askerler bunu artık MİT'e mi yaptırdılar... Demek oluyor ki o gün sinyali vermişler.

İFTAR yemeğinin ardından Cumhurbaşkanı Demirel, Genelkurmay Başkanlığı'na çağrıldı. Orada askerler TÜSİAD ile birlikte Cumhurbaşkanı'nı ‘tehlike çok yakın' diye uyarmaya çalışıyorlar. O görüşmelerde BÇG (Batı Çalışma Grubu) denilen oluşumun içine Cumhurbaşkanı'nı da çekip aldıklarına ben kuvvetle inanıyorum.

REFAHYOL'U yıkmak için DYP milletvekillerine rüşvet ve tehdit dahil her yol denendi. DYP milletvekillerinin sayısını azaltabilmek için bazılarını para ile ikna ettiler. Bazılarını tehdit ettiler. Tehdidin Genelkurmay İkinci Başkanı (Çevik Bir) tarafından yapıldığı söyleniyor. Miletvekillerine ‘ya istifa edin, ya da Yassıada'ya gidersiniz. Yassıada'da yerleriniz belli. Senin numaran budur' diye tehditler yapıldı.
HÜSEYİN ÖZALP


ASKERİN DEMOKLESİN KILICI OLMASI YANLIŞ

Postmodern darbenin aktörü Tuncer Kılınç 28 Şubat'ı hem savundu, hem de başarısız ilan ederek ‘Üniformalısınız diye her an demokrasinin üzerinde Demokles'in kılıcı gibi durma tutumu yanlış. Ama...' dedi

28 ŞUBAT döneminin Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı, eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç Postmodern Darbe'nin 10'uncu yılında çelişkili açıklamalarda bulundu. Hem 28 Şubat'ın gerekli olduğunu savundu, hem başarısız olduğunu ileri süren Kılıç, ‘Ülkesini seven hiçbir kuruluş lüzumsuz bir darbe istemez. Askersiniz, üniformalısınız diye her an demokrasinin üzerinde Demokles'in kılıcı gibi durma tutumu yanlıştır. Ama...' diye konuştu. Tuncer Kılıç özel çalışma ofisinde star'a şunları anlattı:

28 ŞUBAT gerekliydi. İdeolojik bir parti, kendi ideolojisini gerçekleştirme yönündeki adımlarını sıklaştırmıştı. Başbakanlık'a cüppe giymiş, sakallı tarikat reislerinin gelmesi gibi durumlar toplumda da ‘alerji' yaratmıştı.

BİR takım geriye dönük faaliyetler tabiiyetiyle TSK'yı da düşündürür olmuştu. O gün rayından çıkma teamülü gösteren bir ortamda TSK reaksiyonel olmuştur.

REJİMLERDEN önce devlet önemli. Nitekim, kuruluşundan 1946 yılına kadar tek parti bir sistem içerisinde devlet yönetildi. Çok güzel kalkınma, değişimler oldu. Bugün demokrasi içinde bu değişikliklerin daha mantıklı olmasında fayda var.

28 ŞUBAT hedefine ulaşmadı. Bakın, aynı ideolojiden doğan bir yeni parti bugün işbaşında. 28 Şubat'ın akabinde, bir 4-5 sene sonra, aynı ideolojiye sahip bir parti seçildiyse, demek ki 28 Şubat süreci tam manasıyla arzu edilen hedefe ulaşamamış.

BİR daha olmayacak diye bir şey dememiz mümkün değil. Ama şu anda, 28 Şubat sürecinde gelinen noktada mıyız? Yoksa laik devlet o döneme göre biraz daha fazla korunuyor, kollanıyor mu? Birilerine göre 28 Şubat sürecine yeniden bir ihtiyaç var. Ama kimileri de diyor ki, ‘Hayır, bu demokrasinin gereğidir, sonunda iyi olup olmadığına halk karar verecektir' diyor. Benim görüşümü sorarsanız, ben mevcut durumdan çok mutlu değilim.

SÜRECİN darbe ile sonuçlanmamasından mutlu oldum. Tabii ki TSK'dan gelen her reaksiyon darbeyle sonuçlanmamalı. Ülkesini seven hiçbir kuruluş lüzumsuz bir darbe istemez ya da normal giden bir demokrasinin daha da normalleşmesinin dışında beklentisi olamaz. Askersiniz, üniformalısınız diye her an demokrasinin üzerinde Demokles'in kılıcı gibi durma tutumu yanlıştır. Böyle bir düşünce camiamızda mevcut değildir. Ama bıçağın kemiğe dayanması diye bir tabir var. O tabire uyan bir durum olduğu zaman, eğer yapabileceğiniz bir şey yoksa, o zaman siz de haliyle eylem içinde olma mecburiyetinde hissedebilirsiniz.

İSTİFA ederek REFAHYOL Hükümeti'nin düşmesini sağlayan DYP'li bakan ve milletvekilleri bir anlamda darbeyi önledi. O gün DYP'den 15 -17 kişi ayrılmıştır. O özverili insanların istifaları olmasaydı, darbeye benzer bir durum da olabilirdi. İyi ki o gün ayrıldılar da böyle bir ortam doğdu. Buna mani oldukları için ben onları şükranla anıyorum.

BEN de hakiki bir ulusalcıyım. Milliyetçilik denilince daha etnisiteye dayalı bir görüş gibi görülüyor. Atatürk milliyetçiliğinde ırkçılık yok, kafatasçılık yoktur. Ama Atatürk milliyetçiliğini anlayamayan kesimler, milliyetçiliğin altında etnisite arıyor. Ulusalcılıkta, o ulusu teşkil eden diğerleri de vardır. Ulusalcılık, tek bayrak altında tek devlet olabilmenin, vatandaşlığa dayalı bir toplum olabilmenin genel şemsiyesidir. O ulusalcılık içinde Ermenisi de, Rumu da, Yahudisi de, Kürdü, Lazı da vardır. Kimileri buna mozaik derler. Ben mozaiği de sevmem çünkü mozaik parçalardan olur. Biz buna ebru diyoruz. Ebruda siz rengi ayıramazsınız. Ebru da artık o bir haritadır, bir karışımdır.

DERİN devlet yoktur. Devletin kendi çıkarlarını koruyabilmesi amacıyla örtülü yapabileceği, devletin derinliklerde düşünmesi gereken şeyler olabilir. Tabii ki bunların hakkı, hukuku olmaz. Buna derin devlet diyemezsiniz. Bunlar birtakım yöntemlerdir. Ayrı bir organizasyon değildir. Kendi içinizdeki kuruluşlarınızdan birisi bu işi üstlenir, gereğini yapar ama bunu yaparken de kimsenin kimseye söyleyeceği bir şeyi olmaz.



Kaynak: Star


 
         
 

  :: Yorumlar
Hiç yorum yazılmamış, ilk yorumu siz yazmak için tıklayın.

  ::Bu kategoride ay içinde en çok okunan haberler
 Yıldırım çeteden şikâyetçi
Yıldırım çeteden şikâyetçi
PKK´nın bittiğinin resmi
PKK´nın bittiğinin resmi
Aksu yumurtayı yedi
Aksu yumurtayı yedi
Buyur burdan yak
Buyur burdan yak
Baş polisler geliyor
Baş polisler geliyor
  ::Bu kategorideki diğer haberler
Koşaner ne dedi?...
Koşaner ne dedi? Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Genelkurmay Başkanı olma ihtimali üzerine önemli açıklamalarda bulundu. ...
4 gazeteciye dava...
4 gazeteciye dava İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gözaltındaki Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı personelinin, savcılık sorgusu sırası ...
Başbuğ´un Kaos yaklaşımı...
Başbuğ´un Kaos yaklaşımı Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'un, darbe planlarıyla ilgili iki gazeteye yaptığı açıklamalar yeni tartışmaları da ...
Bomba Kardeşliği Araştırılıyor...
Bomba Kardeşliği Araştırılıyor Ankara TEM polisi, bombaların Ergenekon soruşturmasına yön veren bombaların seri numarası ile karşılaştırılacağını bildi ...
Açılım protestocuları tutuklan...
Açılım protestocuları tutuklandı  Roman açılımı sırasında pankartlı protesto gösterisi yapan iki eylemci, örgüt üyeliğinden tutuklandı.


Cihaner´in avukatlığında...
Cihaner´in avukatlığından çekildi  Erzincan'daki Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Başsavcı İlhan Cihaner'in Erzincan Barosu'na kayıtlı Avukatı ...
İşte yeni HSYK ...
İşte yeni HSYK Yargı reformu paketinde yeni HSYK modeli netleşti, üye sayıları belli oldu.

Dört başlıkta toplamak mümkün: < ...
Başbuğ´dan Şehitler Günü...
Başbuğ´dan Şehitler Günü mesajı Orgeneral İlker Başbuğ, Şehitler Günü için mesaj yayımladı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Türk Si ...
Başbuğ´un 1.5 Trilyonluk...
Başbuğ´un 1.5 Trilyonluk Villası Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un emeklilik sonrası için Bodrum'da 1.5 trilyon değerinde süper lüks bir vill ...
Ersöz´ün yeni ses kaydı...
Ersöz´ün yeni ses kaydı Ergenekon'un karakutusu Levent Ersöz'un, ömür boyu kurtarılması planının ŞOK ses kaydı. NTV- Doktor-Avukat işbirliğiyle ...
 Diğer 10 Haber..
  »  TSK'dan Ergenekon sandığı ... ( 17.03.2010 - 16:40)
  »  Çatışmayı körüklediler ... ( 17.03.2010 - 15:47)
  »  Islak İmza yurt dışında ... ( 17.03.2010 - 15:45)
  »  BDP Nevruz'u kutladı ... ( 17.03.2010 - 15:27)
  »  İstanbul kıyameti bekliyor ... ( 17.03.2010 - 14:48)
  »  Örnek'in 9 uçak skandalı ... ( 17.03.2010 - 14:40)
  »  Doğan'dan 20 sayfalık mektup ... ( 17.03.2010 - 14:09)
  »  Giderleri vatandaşlar karşılıyor ... ( 17.03.2010 - 13:42)
  »  Romanlar iş istiyor ... ( 17.03.2010 - 13:39)
  »  Çocuklara peşmerge kıyafeti ... ( 17.03.2010 - 13:19)
 
 
 
yerel haberler   güncel haberler   spor haberleri   haber arşivi   günün özeti
ULUDAĞ ÖZEL   siyaset   dünya   yaşam   sağlık   teknoloji   sağlık-kadın   eğitim   iş dünyası   
sinema   kültür-sanat   müzik-eğlence   medya-magazin   fotoğraf galerisi  bursa tarihi
      mekan.bursa   otel.bursa      rehber.bursa   bursa hakkında   e-devlet    ulaşım   anket
    hakkımızda   iletişim   reklam   yasal uyarı   künye

lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan fotoğraf ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji projesidir.

 

Basın ve Yayın Haber Siteleri