Milli Eğitim Bakanlığı yetkilisi 20 bin yeni alım için çalışmaların sürdüğünü söyledi. MİLLİ Eğitim Bakanlığı geçen hafta 4 bin 975'i sözleşmeli, 10 bini kadrolu yaklaşık 15 bin yeni öğretmen alımı gerçekleştirdi. Alımlarla birlikte de yine sözleşmeli-kadrolu öğretmen tartışması alevlendi. Eğitim sendikaları öğretmenlik mesleğinin ‘sözleşme' ile yapılamayacağını savunurken, bakanlık 20 bin gencin işsiz kalmak yerine mesleğini yaptığını ve istihdam edildiğini savundu. MEB Personel Genel Müdürü Remzi Kaya 20 bin yeni alım için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
ÖĞRETMENLİK ANDI ÜZÜYOR
MAAŞLARI bin 175 YTL ile bin 300 YTL arasında değişen sözleşmeli öğretmenlerin tek hedefleri var, o da bir an önce kadroya girmek. Bir diğer sorun da kaç yıl sözleşmeli görev yaparlarsa yapsınlar, stajyerlikleri kalkmıyor. Kadrolu olarak atanan bir öğretmen ise bir yıllık staj süresi sonunda ‘Öğretmenlik andı' içerek görevini sürdürüyor. Sözleşmeli öğretmenleri en çok bu üzüyor.
BİR KİMLİKLERİ BİLE YOK
SÖZLEŞMELİ öğretmenlerin hala ‘Öğretmen kimlik kartı' yok. Bu nedenle kendilerini mesleğe ait hissetmemekten ve öğretmen olduklarını anlatamamaktan yakınıyorlar. Sözleşmeli öğretmenlerin daha çok şehrin varoşlarında, kadrolu öğretmenlerin ise kent merkezlerindeki okullarda istihdam edildiği iddia ediliyor. Bakanlık ise hem sözleşmeli hem kadrolu öğretmenlerin gitmek istedikleri okulları kendilerinin tercih ettiklerini ve kendi belirledikleri tercihler doğrultusunda atamaların bilgisayar ortamında yapıldığını vurguluyor.
‘Torpil yok'
Bakanlık her atama döneminde öğretmenlere sanal ortamda asgari 10 okul tercih etme hakkı tanıyor. Bu tercihlerin tamamı bir il veya ilçeden yapılabileceği gibi her biri değişik il veya ilçelerden yapılabiliyor. Öğretmen adayları ister kadrolu, ister sözleşmeli olsunlar kendi seçtikleri okullardan birine atanıyorlar.
‘Koridorlar çarşamba pazarı'
MEB Personel Genel Müdürü Remzi Kaya, sık sık yayınladığı genelgelerle öğretmen adaylarını atamalarda kesinlikle torpil yapılmadığı ve bu yönde vaatleri olan üçüncü şahıslara itibar etmemeleri için uyarıyor. Başvurular son birkaç yıldır sanal ortamda yapılıyor. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik önceki dönemi ‘Bakanlığın koridorları Çarşamba pazarına benziyordu' sözleriyle tanımlıyordu.
Açık 165 bin
Türkiye'de atama bekleyen 120 bin öğretmen adayı var.
MEB verilerine göre öğretmen açığı 165 bin...
Yılda 20 bin öğretmen emekli oluyor.
Yurt genelindeki 24 eğitim fakültesinden her yıl ortalama 10 bin öğretmen adayı mezun oluyor.
Okul öncesi eğitimde okullaşma oranı son rapora göre yüzde 13'ten 24'e çıktı.
İkili eğitim yapılan okulların sayısı son 10 yıl içinde yüzde 20 oranında azaldı.
1997 yılında 10 bin 601 okulda ikili eğitim yapılırken 2006 yılında bu rakam 8 bin 500'e düştü.
Öğrencilerin 24 kişilik sınıflarda eğitim görebilmesi için 145 bin yeni derslik yapılması gerekiyor.
İstanbul'da hayırseverler 4 yeni okul yapımı için 10 milyon YTL bağışladı.
Ağrı yollarına düşüyorlar
KAMU personeli veya personel adayının en çok tercih ettikleri, www.memurlar.net adlı sitede birbirleriyle haberleşen adaylar artık bekleme tahammüllerinin kalmadığı ve sözleşmeli öğretmenliği bir kurtuluş olarak gördüklerini açıkça anlatıyor. Sözleşmeli çalışan öğretmenlerin asıl hedefleri ise tekrar KPSS'ye girerek, kadroya geçebilmek İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde sözleşmeli öğretmen olarak görev yapanların yalnızca kadroya girebilmek için Türkiye'nin en doğu sınırı olan Ağrı'ya dahi gözü kapalı tayin istiyor.
Birlikte çay içmiyorlar
OKULLARDA sözleşmeli öğretmen ve kadrolu öğretmen ayrımı artık herkes tarafından biliniyor. Sözleşmeli öğretmenlerin SSK'lı, kadrolu öğretmenlerin ise Emekli Sandığı'na tabii olması dışında tüm hakları neredeyse eşit görünüyor. Devlet Memurları Yasası'nın 4C maddesi kapsamında geçici sözleşmeli öğretmen olarak çalıştırılan ve yalnızca 10 aylık sözleşme imzalattırılan sözleşmeli öğretmenler de artık 4B kapsamına alındı. 12 aylık sözleşme imzalayıp yaz döneminde maaş alabiliyorlar. Öğretmenlerdeki kadro farklılığı okullarda öğretmenler odasına ise farklı şekillerde yansıyabiliyor. Öğretmenler arası yaşanan sıkıntıyı kadrolu çalışan bir öğretmen ‘Öğretmenler odasında sözleşmeliler sözleşmelilerle, kadrolular kadrolularla oturuyorlar. Birlikte çay bile içilmiyor. Sebebini bilmiyorum' diye özetliyor.
Ben işletme fakültesi mezunuym .ayrıca pedogojik formasyon um da var. bana ve benim durumumda olanlara yönelik bir atama ya da görevlendirme söz konusumudur acaba..bişlginiz varsa aydınlatırsanız sevinirim..
Ben de öğretmenim beklemeden atandım 2 yıl önce bu meslekte 2. yılım çok şükür kadroluyum. ama okulumda sözleşmeli öğretmenler var çok üzgünler ve şubatta kadrolu olmayı dört gözle bekliyorlar. birlikte mezun olduğum bazı arkadaşlar sene süründüler ve birkaçı geçenlerde yapılan sözleşmeli atamasınd atandılar. artık sözleşmeli olmak bile sevindiriyor insanları ne kötü bir tablo değil mi?
öğretmenleri ücretli sözleşmeli kadrolu diye ayırmaya bi son verin eşitsizlikler ortaya çıkıyor atatürk şu anda yaşasaydı buna asla izin vermezdi öğretmenliğe saygısı sonsuzdu ama şimdi saygı falan kalmadı
lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan fotoğraf ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji projesidir.