Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap
 
  Ana sayfa
  YEREL SEÇİM
  ULUDAĞ
  HEDİYE KAZAN!
  Güncel Haberler
  Gündemdeki Haberler
  Spor Haberleri
  Sinema
  Kültür - Sanat
  Müzik - Eğlence
  Medya - Magazin
  Yaşam
  Dünya
  Siyaset
  İş Dünyası
  Sağlık - Kadın
  Teknoloji
  Eğitim
  Günün Özeti
  Haber Arşivi
  Bizden Haberler
  Otel Bursa
  Mekan Bursa
  Fotoğraf Galerisi
  Rehber Bursa
  Bursa Hakkında
  Bursa Tarihi
  Bursa Haritası
  Bursa'da Ulaşım
  Anket Arşivi
  E-DEVLET
  KÜNYE



10 30 34 35 39 44  
(3 OCAK 2009)
02 12 24 25 32 + 03  
(7 OCAK 2009)
05 08 12 21 22 27  
28 29 32 43 46 47  
55 56 60 61 64 69  
70 74 75 79  
(5 OCAK 2009)
05 14 22 36 37 41  
(8 OCAK 2009)
Dünyanın neresinde olursanız olun, canlı dinleyin!!
 :: Kültür-Sanat Haberleri..
 
 
Bekaretin El Değmemiş Tarihi
06.11.2008 02:30

 
 
Tarih boyunca süren bir tartışma masaya yatırılıyor.

Hanne Blank İletisim Yayınlarından yayımlanan 'Bekaretin El Değmemiş Tarihi' başlıklı kitabında tarih boyunca süren bir tartışmayı da masaya yatırıyor.

Bekâretin El Değmemiş Tarihi / Virgin: The Untouched History. 2007'de tarihçi yazar Hanne Blank tarafından yazılan kitap, feminist çeviri ve kadın araştırmalarıyla ilgilenen Emek Ergün sayesinde artık Türkçe'de. Bekâret, hemen hemen tüm toplumlarda kadın bedeni üzerinden tartışılan bir kavram. Bakire olmadığı için intihar eden kadınların olduğu bir toplumda Emek Ergün'ün kitaba Türkiye'de yaşanan sayısız bekaret tartışmalarını eklemesi, toplumumuzda yaşayanların da bekaret kavramının içerdiği problematik ögeleri yeniden düşünmeleri için bir fırsat aslında.

Bekâretin El Değmemiş Tarihi, Bekâretbilim ve Bakire kültürü adında iki bölümden oluşuyor. Kitap, kapağından başlamak üzere birbiriyle ilintili kavramsallaştırmaları tartışmaya açıyor. Kızlık zarı bu tartışmaların merkezinde. Çünkü bekâret temsili yüzyıllardır kızlık zarı üzerinden yapılıyor. Farklı toplumlarda farklı şekillerde kutsanan kızlık zarının hikâyesi, bekâret biliminin hikâyesiymiş gibi gösteriliyor çokça. Kutsanan kızlık zarı, heteroseksüel bir evlilikle daha da kutsanıyor; erkeğin penisi vajinaya girer ve kızlık zarı 'bozulur', kan akar. Bekârete atfedilen senaryo budur ve kitabın kapağındaki kırmızıya boyanmış himen, bu senaryoyla dalga geçen ironik bir temsiliyettir. Blank bunu en iyi şu cümleyle anlatır:

'En azından geleneksel kurallaşmış şekliyle bekâret yalnızca heteroseksüeldir.' (Blank, s.55) Yani lezbiyen bir kadın cinsel ilişki yaşasa da 'hetero' olmadığından kadınlık mertebesine erişememiştir.

Kitabın ilk bölümünde, himenin kavramsal olarak varlığından bahsedilir. Blank, farklı hayvanlarda himenin işlevsel rolü olduğunu anlatırken, insandaki himenin 'biyolojik' bir birim olarak işlevsizliğinden söz ediyor ve 'ancak insanlar ve himeni olan diğer türlerin çoğu için (bunlarda) himen aslında işlevsiz bir artıktan, vajinanın girişi oluşurken geride kalan ufacık gereksiz bir et parçasından başka bir şey değildir' diyor. Ve böyle olmasına rağmen himeni yalnızca insanların bilmesi ve himenle ilgilenmek için kendilerine kültürel, toplumsal, geleneksel kılıflar altında nedenler bulması da yine problematik öge olarak tartışılması gereken noktalardan biri.

Himenin bilimsel-fizyolojik olarak incelenmesi, kızlık zarına dair inanılmış değerlerin boş, saplantılı, kan sevici birer varlık olarak yine insanın kadın bedeni üzerinden varabileceği noktaların trajikomikliğini gösteriyor. Kana yüklenen misyonla (her kızlık zarı ilk cinsel ilişkide kanar yanılgısıyla), ilk gece suçlanmamak için vajinalarını kesen kadınlar, himen tamiri üzerinden ticaret yapan doktorlar, himen estetiği, 1544'lerde ceset kaçırılarak himenin nasıl keşfedildiği, Blank'ın bekâret tartışmasında ele aldığı tartışmalardan yalnızca bir kaçı.

BEKÂRETİN KÜLTÜREL VARLIĞI

Bakire kültürü adını taşıyan ikinci bölümde Blank, bekareti yüzyıllararası bir perspektifin ortasına koyuyor ve bugüne kadar sancılı -kadınlar açısından- bir yolculukta ilerleyişini adım adım takip etmemizi sağlıyor. Hristiyanlık öncesi bekâret algısı, M.Ö. 450 tarihlerinde kalma bir Girit Yasası'nın bakirelerin ve bakire olmayanların tecavüzü için ayrı cezalar öngörmesine kadar giden bir incelemenin yolculuğu bu. Ortaçağ düşüncesinde Mısırlılar, Yunanlılar, Romalılar ekseninde bekâret tartışmalarını getiriyor karşımıza bu yolculuk.

Hristiyanlıkta kadına bakışı ve bekâret düşüncesini de ekliyor bu tartışmalara. Din gibi toplumların algısının her daim merkezinde olan bir konuda neden sadece tek bir inanışı incelediği sorusunun akıllara gelme ihtimali olsa da, burda yeniden Blank'ın okuyuculara düştüğü nota bakmakta yarar var. Blank akıllara takılan bekâret tartışmalarının kimi taraflarının neden kitapta olmadığını 'bekâret ve bakireler konusunda çok fazla bilgi olmasına ve bunların tek bir kitaba sığmayışına' bağlıyor. Bu konularda yeni açılımlara ihtiyaç olması da feminist araştırmalar tarafından daha bu konunun özne olarak inceleneceğinin sinyali aslında.

Bekaret kavramsallaştırmasında problematik öğelerden biri de kadın-erkeğin konumu. Kadınlık-erkeklik rollerinin ataerkil söylemde nasıl olduğu bir kez daha karşımıza çıkıyor Blank'ın açıklamalarıyla. 'Cinsel ilişki erkekleri de kadınları da gerçek yapar ama bunun altında yatan anlam değişmeden kalır: Gerçek erkek hâkim olurken, gerçek kadına hâkim olunur.' (Blank, s.291)

Tüm dünyada bekâret tv dizileriyle, evlilik manifestosuyla, gelinlik, kırmızı kuşak, evlilik öncesi seks, bekâreti bozan fiziksel temaslar sorunsalı gibi yan ögelerle tartışılmaya devam ediyor. 20. yüzyılda da olsak bekâretin anlamı ve rolü farklı biçimlerde, farklı kimliklerde yaşamımızda hep var. Blank bu sürekliliğe şöyle bir anlam yüklüyor: 'Bekâret meselelerinin ve tarihinin bütün yönleriyle ilgili bilgiler, hatta bu konuda araştırma yapılabileceğinin, bekâretin bir tarihinin olduğunun farkında olmak bile, çoğu zaman doğanın indirgenemez bir gerçeği olarak gösterilen toplumsal bir ilkeyle uğraşırken vazgeçemeyeceğimiz bir silahtır.' (Blank, s.372)

Ve- evet- yapılması gereken bekâretle ilgili kadına yönelik şiddet uygulamalarını, bakire olmadığı düşüncesiyle intihara zorlanan/intihar eden kadınları yaratan ataerkil toplumun değerlerine bu kültürel silahla karşı koymak ve soyut bir kavram olan bekâretin kültürlerimizde yeniden tanımlanma sürecini başlatmaktır.

Hanne Blank'ın yazdığı Bekâretin El Değmemiş Tarihi'ni feminist bir bilinçle çeviren Emek Ergün bu süreci başlatmış; devamlılığını sağlayıp, yanlış ölümlerin oluşmasına engel olmak da bekaret söylemleriyle ataerkilliğin yeniden üretilme biçimlerine karşı duranlara kalıyor.


Kaynak: internethaber

 
         
 

  :: Yorumlar
 kuaforserkan (2008-11-30 23:24:19) 0Kötü yorumGüzel yorum
Mantıklı olabilir belki ama toplum kültürümüzle kesişmediği kesin. tepki doğurabilcek bir kitap olduğu düşünüyorum.
 riddle (2008-11-20 16:13:26) 0Kötü yorumGüzel yorum
Mantıklı olabilir belki ama toplum kültürümüzle kesişmediği kesin. tepki doğurabilcek bir kitap olduğu düşünüyorum.
  ::Bu kategoride ay içinde en çok okunan haberler
 Lost´un yeni sezonu 21 Ocak´ta başlıyor
Lost´un yeni sezonu 21
Kadınları güldüren fıkralar
Kadınları güldüren fıkralar
No Woman No Cry´ın yazarı öldü!
No Woman No Cry´ın yazar
Sahnedeki Alevi gelin tartışma çıkardı
Sahnedeki Alevi gelin tartışma
Doğu´nun Cazibesi sona eriyor
Doğu´nun Cazibesi sona e
  ::Bu kategorideki diğer haberler
Filistin dizi oluyor...
Filistin dizi oluyor Suriye başta olmak üzere Arap TV'lerinde yayımlanan birçok diziyi Arapçaya çeviren Cemal Durmuş, II. Abdülhamit'in Filis ...
Elektronik müzik ustası Babylo...
Elektronik müzik ustası Babylon´da Elektronik müzik ustası Rubin Steiner, ''Garanti Caz Yeşili Konserleri'' kapsamında 17 Ocak'ta Babylon'da sahne alacak. ...
Gölgeye Övgü İstanbul´a...
Gölgeye Övgü  İstanbul´a geliyor İstanbul Modern'de 22 Ocakta sanatseverlerin beğenisine sunulacak sergi, 6 Mayısa kadar görülebilecek.

İstanbul ...
Yıkık duvarların da duyguları ...
Yıkık duvarların da duyguları vardır Yıkılmış gecekondular ve yanmış evlerdeki duvarları inceleyen ressam Erdal Ateş, duvarların 'duygularını', çimento ve el ...
Nazım Hikmet anılacak...
Nazım Hikmet anılacak Büyük şair Nazım Hikmet, Beşiktaş Belediyesi tarafından dört sezondur düzenlenen 'Ustalara Saygı' etkinliği'nde anılacak ...
Pera Film Etkinlikleri´n...
Pera Film Etkinlikleri´nde 3 film Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, 13-31 Ocak tarihleri arasında, 'Pera Film Etkinlikleri'ne 3 farklı filmle devam ed ...
BAFTA´da adaylık zor...
BAFTA´da adaylık zor İngiliz Oscar'ı olarak bilinen BAFTA'ya en iyi yabancı film dalında, İtalyan, İsrail ve İran filmlerinin aday gösterilme ...
Laz Marks geliyor...
Laz Marks geliyor Haldun Açıksözlü'nün Yılmaz Okumuş'un 'Laz Kapital' isimli kitabından uyarladığı 'Laz Marks' isimli gösterisi başlıyor. ...
Ulucanlar, kültür sanat merkez...
Ulucanlar, kültür sanat merkezi oluyor Açık kaldığı 83 yıl boyunca değişik görüşlerden birçok sanatçıyı, yazarı ve gazeteciyi ağırlayan Ulucanlar Cezaevi, tümü ...
Pullar üzerinde sanat ...
 Pullar üzerinde sanat Turgay Artam'ın 20 yıldır topladığı ' Filateli'de Sanat' adlı koleksiyonu, 07 - 30 Ocak 2009 tarihleri arasında Galeri I ...
 Diğer 10 Haber..
  »  Plaklara rağbet arttı ... ( 07.01.2009 - 15:10)
  »  İstanbul Modern'de 'Cool' günler ... ( 07.01.2009 - 13:40)
  »  Sırada Yılmaz Güney var ... ( 07.01.2009 - 12:10)
  »  Ünlü rockçı öldü ... ( 07.01.2009 - 10:30)
  »  Sanatorium açılıyor ... ( 06.01.2009 - 23:20)
  »  Biz Kaybettik Aşk Da Kazanmadı ... ( 06.01.2009 - 21:15)
  »  Küba, Hemingway arşivlerini açıyor ... ( 06.01.2009 - 19:40)
  »  Doğu'nun Cazibesi için son günler ... ( 06.01.2009 - 16:40)
  »  Rock'ın yeni adı ... ( 06.01.2009 - 15:00)
  »  Aşk-ı Hürrem Polonya yolcusu ... ( 06.01.2009 - 13:30)
 
 
 
I  güncel haberler  I  spor haberleri  I  sinema  I  kültür-sanat  I  müzik-eğlence  I   medya-magazin   I   iş dünyası  I  sağlık  I  eğitim  I
I  mekan.bursa  I  fotoğraf galerisi  I   rehber.bursa  I  haber arşivi I  bursa tarihi   I  hakkımızda  I  reklam  I  iletişim  I  yasal uyarı  I

lifeinbursa.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.
Bu bir dgnteknoloji hizmetidir